BÖBREK SAĞLIĞI İÇİN KEREVİZ SAPI VE YEŞİL ELMA İLE DETOKS KÜRÜ

                                      


Böbrek sağlığınız için kereviz sapı ve yeşil elma suyu

Konu böbrek sağlığı olunca akılda tutulması gereken önemli bir ayrıntı var. Sadece bol su içmek ve sodyumu az bir beslenme izlemek yeterli değildir.
Ayrıca belli vitaminlere de ihtiyacınız var. Her şeyin ötesinde böbreklerin işlevini geliştirecek ve kanın düzenli filtrelenmesine yardımcı olacak antioksidanlara gerek var. Bu yüzden bol bol taze, hatta mümkünse de organik meyve sebze yemek çok iyi fikirdir.
Kahvaltı böbrek ve karaciğer sağlığı ile ilgilenmek için günün en önemli zamanlarından biridir. Gününüze sisteminizi temizlemeye ve performansı arttırmaya yardımcı olacak, vitaminler ve antioksidanlarla dolu bir smoothie veya meyve suyu ile başlayın.

Kereviz sapı: iltihap ve yangı giderici bir sebze

En güçlü iltihap giderici sebzelerden biri kereviz sapıdır. İçindeki enzimler ve mineraller sayesinde, idrar yolu enfeksiyonu yaşayan hastalar için harikadır. 
  • Yüksek oranda su içermesinin yanı sıra, kereviz sapı A, B, C ve E vitaminleri açısından zengindir. Ayrıca demir, potasyum, çinko, fosfor, sülfür, bakır, alüminyum ve manganez içerir.
  • Eğer bu kereviz sapı ve yeşil elma suyunu düzenli olarak içerseniz, yüksek tansiyonu ve yüksek kolesterol seviyelerini düşürebilirsiniz. Bunlar böbrek sağlığının iki büyük düşmanıdır.
  • İşte ilginç bir bilgi: kereviz tohumları doğal yağlar içerir. Bunlar limonene ve selinene’dir. Ayrıca kökü asparagin içerir.
  • Bu bileşenler oldukça yoğun idrar söktürücü özellikler taşır. Böbreklerde problem yaşandığı zaman oluşan sıvı tutulumuna iyi gelir.
  • Kereviz safra kesesi ve böbrek taşları tedavisinde çok faydalıdır. Mineral depolarının fazlalıklarını azaltmaya yardımcı olur.

Yeşil elma suyu: besleyici ve temizleyici

Bu içeceği hazırlarken yeşil elmanın kabuklarını soymayın. Elma kabukları pektin isimli bir öğe taşır. Bu öğe iltihap giderir ve böbrek sağlığıyla ilgilenir.
  • Elma ayrıca çözülebilir lifler açısından zengindir, sizlere kan şekerinizi dengelemekte ve kolesterol seviyelerini düşürmekte yardımcı olur. 
  • Elmalarla ilgili bir ilginç bilgi de onların detoks gücüdür. Elmalar bunu içeriğindeki sistein aracılığıyla gerçekleştirir.

Kerevizde olduğu gibi, yeşil elma da kan basıncını düşürmeye yardımcı olur. Bu yüzden organik meyve sebzeler tüketmeniz daha iyidir, böylece bunlardan en iyi şekilde faydalanabilirsiniz.

Kereviz sapı ve yeşil elma içeceğinizi nasıl hazırlayacaksınız?

Malzemeler

  • 1 kereviz sapı
  • 1 yeşil elma
  • 1 bardak sebze sütü (pirinç, yulaf veya badem) (200 ml)

Hazırlanışı

  • Yapmanız gereken ilk şey kereviz sapını ve yeşil elmayı yıkamak. Sonra elmayı dörde bölün ve çekirdeklerini alın.
  • Ayrıca kereviz sapını doğrayın.
  • Homojen bir karışıma ulaşana kadar mikserden geçirin.
  • Sonra tercih ettiğiniz sütü ekleyin.
  • Karıştırmaya devam edin ve sonra en sevdiğiniz bardağa koyun.
  • Kereviz sapı ve yeşil elma içeceğinizi tatlandırmak isterseniz biraz bal ekleyin. Asla beyaz şeker eklemeyin. 
Böbrek sağlığınız için en iyisi bu içeceği kahvaltıda haftada 3 veya 4 kez tüketmektir.

ELMA SİRKESİ NEYE İYİ GELİR?

                                                  



 



     Elma Sirkesi Neye İyi Gelir, Faydaları Nelerdir?

  • Elma sirkesinin mikropları öldürücü etkisi vardır.
  • Halı temizliğinde ve mobilya parlatmada oldukça etkilidir.
  • Bulaşık makinesi ve çamaşır makineleriniz de kullanarak hijyen ve parlaklık verebilirsiniz.
  • Elma sirkesi sivilce problemleri olan kişilere önerilmektedir. İçerisinde bir miktar soda ekleyerek sivilcelerinizden kurtulabilirsiniz.
  • Topuk dikeni problemlerinde ılık su ile karıştırılarak kullanılması tavsiye edilir. Tedavi edici etkisi vardır.

Elma Sirkesinin Cilde Faydaları?

  • Güneş yanığı, yaşlılık lekeleri gibi cilt problemlerini giderici etkisi vardır.
  • Akne, siğil, selülit, ve sivilce problemi olanlara önerilmektedir.
  • Selülit giderici özelliği vardır.
  • Böcek ısırıklarında tedavi amaçlı kullanılmaktadır.
  • Yüzümüzün Ph dengesini düzenleyici etkisi vardır. Yağlı ve kuru cildi olanları için önerilmektedir.
  • Yukarıda da bahsettiğimiz gibi elma sirkesi sivilce tedavisinde yoğun olarak kullanılmaktadır.

Elma Sirkesi Zayıflatır mı?

Elma sirkesi ile zayıflama: İyi bir diyetle birlikte uygulandığında zayıflamada olukça yardım edici özelliktedir. Yemeklerden önce ve yemek sırasında tüketildiğinden tokluk hissi verici etkisi vardır. Elma sirkesinin kan şekerini düzenleyici etkisi vardır. Kan şekerinde dalgalanma yaşanmaması tatlılara karşı olan zaafların azalmasını sağlar. Bu sayede kilo almayı önleyicidir.
Elma Sirkesinin Zararları var mı?
Elma sirkesi içerisinde yüksek miktarda asit bulunmaktadır. Özellikle mide rahatsızlığı olan kişilerin elma sirkesini direk olarak içmeleri midelerine zarar verebilir. Bilinen başka bir zararı bulunmamaktadır.

HAŞLANMIŞ LİMON ZAYIFLATIYOR?

                                                              

Aç karnına haşlanmış limon içilirse, kahve veya soda gibi mideye dokunmaz, tam tersine vücutta detox etkisi yaratarak bağırsaklarınızdaki bakteriler yok eder, vücudu besler ve ihtiyacınız olan tüm enerjiyi karşılar.

Haşlanmış Limon Zayıflatıyor

Haşlanmış limon ayrıca vücuttaki yağ yakımını hızlandırarak zayıflamayı destekler. Vücudu zararlı toksinlerden arındırır, mikroplardan temizler…

Haşlanmış Limon Nasıl Hazırlanır?

Haşlanmış Limon Tarifi için kullanabileceğiniz malzemeler; 4-5 adet limon, 5 diş sarımsak, küçük bir parça zencefil ve 2 litre su.

Limonların kabukları soyularak suyu sıkılır. Limonun posası ile kabuklarını bir kenarda bekletilir çünkü karışımın içine ekleyeceğiz. Daha sonra blender yardımıyla sarımsakları ve zencefili güzelce parçalıyoruz. Sıktığımız limon suyu ile blendr dan geçirilen malzemeler bir tencerede karıştırılır.
Başka bir tencere içerisinde 2 litrelik suyumuzu içerisine ayırdığımız limon kabukları ve posasını da ekleyerek kaynatıyoruz. Su kaynamaya başlayınca diğer tenceredeki karışımı da ekleyip kaynatmaya devam ediyoruz. Ortalama 10 dakika kadar bu şekilde kaynadıktan sonra ocağı kapatıp karışımı soğumaya bırakılır. Ilık veya soğuk bir kıvama geldiğinde haşlanmış limon kürünüz hazır demektir.
Bu karışımı her sabah aç karnına 1 çay bardağı içebilirsiniz. 
Haşlanmış limon kürü içerek  zayıflayan okurlarımız mevcut. Siz de mutlaka deneyin. Ayrıca mide ve sindirim sistemi sağlığı için de çok faydalı olacaktır. Özel bir hastalığı olanların doktor gözetiminde kullanması önerilir. Sağlıcakla kalınız..

SARI HUMMA AŞISI

                                 

Aşı tek doz da koruma sağlamaktadır. Her 10 yılda bir tekrarı gerekmektedir. Ülkemizde ise ruhsatlı tek sarı humma aşısı Yellow Stamaril’dir.

Sarı humma aşısı yan etkiler

Sarı humma aşısının yol açtığı reaksiyonlar genellikle hafiftir. Aşılananların %2 ile %5’inde aşılamadan 5-10 gün sonra hafif baş ağrısı, miyalji, düşük ateş görülebilir. Aşılananların sadece %0.2’sinde günlük aktivitelerini aksatacak yan etkiler oluşabilmektedir. Rash, ürtiker, astma nöbeti gibi ani hipersensitivite reaksiyonu son derece nadirdir (1/1.000.000’ dan daha az) ve özellikle yumurtaya alerjisi olanlarda izlenir.

Dikkat edilmesi gerekenler ve kontrendikasyonlar

Yaş: Advers reaksiyonların sıklığı yaşla bağımlı gibi görülmektedir. 4 ay altındaki çocuklarda advers reaksiyonlar oldukça sıktır ve bu çocuklar aşılanmamalıdır. Aşılama infantlar en az 9 aylık olana kadar ertelenmelidir. Gebelik: Bazı çalışmalar gebelere verilen aşı virüsünün fetusu infekte ettiğini göstermişlerdir ancak konjenital infeksiyonun potansiyel advers reaksiyon oluşturma riski bilinmemektedir. Bu nedenle gebe kadını aşılamaktan kaçınmalı ve mümkünse aşılanmamış gebe kadınların seyahati doğum sonrasına ertelenmelidir. Gebe kadının seyahati sırasında hiç maruziyet riski yoksa ve aşılanması sadece yasal zorunluluk nedeniyle ise hekiminden durumu açıklayan bir yazı alarak, aşılanmadan seyahatini yapmalıdır. Gebe kadın virüs transmisyonu olasılığının çok yüksek olduğu bölgelere seyahat etmek zorundaysa, mutlaka aşılanmalıdır. Zira aşı ile fetusta oluşabilecek teorik risk, doğal hastalık geçirilmesi ile oluşacak riske göre çok çok düşüktür.
İmmünosüpresyon: AIDS, lösemi, lenfoma, generalize malignensi veya kortikosteroid, alkilleyici ajanlar, antimetabolitler ya da radyasyon ile tedavi gören kişilerde canlı atenüe bir aşı olan sarı humma aşısı –bu konuda toplanan yeterli bilgi olmamakla birlikte– teorik olarak kontrendikedir. Kişinin sarı hummanın endemik olduğu zona gitmesi kaçınılmaz ise, hastanın immunsupresyon durumu ve virüse maruz kalma olasılığı değerlendirilerek aşılayıp aşılamamaya karar verilmelidir. Aşılanamayan hastalara mutlaka kendilerini sivrisineklerden koruması öğütlenmelidir. Asemptomatik HIV taşıyıcıları aşılanabilirler. Ancak bu kişilerin olası advers etkiler açısından gözlenmesi ve aşı etkinliğinin yeterli olmayabileceğinin hatırdan çıkarılmaması gerekir. Mümkünse seyahatten önce antikor titresine bakmak gerekir. İmmünosüpresyonlu kişilerin yakınları kendileri için bir kontrendikasyon yoksa aşılanabilirler.
Hipersensitivite: Sarı humma aşısı embriyonlu yumurta hücre kültüründe üretildiği için gerçek yumurta allerjisi olan kişilerde kontrendikedir. Bir kişi yumurta yiyebiliyorsa sarı humma aşısı ile aşılanabilir. Allerjik kişinin aşılanması sadece “uluslararası kanunlar” nedeniyle zorunluluk içeriyorsa kişiye durumunu belirtir bir doktor raporu düzenlenmelidir. Bu doktor raporunun antetli bir kağıda yazılmış ve kaşelenmiş olması gerekmektedir. Bu raporun uluslararası sertifika vermeye yetkili birimler tarafından da onaylanması kabul edilebilirliğini arttırmaktadır.

Sarı humma aşısının diğer aşılar ile birlikte kullanımı

Sarı humma aşısının diğer aşılar ile aynı anda ya da herhangi zaman aralığında kullanılması etkinliğini azaltmaz ve yan etki insidansını arttırmaz. Ancak sarı humma aşısı canlı atenüe bir aşı olduğu için kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve Varicella gibi diğer canlı viral aşılar ile birlikte aynı gün uygulanabilir. Aynı gün uygulanmadıysa 28 gün ara vermek gereklidir. Sarı humma aşıları diğer seyahat aşıları olan tifo, kuduz ve japon ensefaliti aşıları ile birlikte de uygulanabilir.
In vitro olarak, klorokin sarı humma virüsünün üremesini engellemesine rağmen, antimalaryal profilaksi olarak klorokin kullanan kişilerin aşılanmasında antikor yanıtında azalma olmamaktadır.

SARI HUMMA (yellow fever) NEDİR?

                                                         


Sarı humma, grip benzeri bir tablodan, ağır karaciğer hastalığı ve kanamalı ateşe kadar geniş bir hastalık semptomlarına yol açan akut viral bir hastalıktır. Sarı humma sivrisinekler ile bulaşan ve kliniği üst solunum yolu infeksiyonu benzeri bir tablodan ağır hepatit ve hemorajik ateşe kadar değişen bir tablo ile seyreder.
Sıklık ve görüldüğü yerler
Hastalık artık sadece sahra-altı Afrika ve Güney Amerika’nın tropikal bölgelerinde görülmektedir. Afrika’da hastalığı yayan çeşitli vektörler vardır ve vakaların büyükçoğunluğu Afrika’dan bildirilmektedir. Vaka ölüm oranı yaklaşık olarak %23’tür ve en büyük mortalite infant ve çocuklardadır. Güney Amerika’da vakaların büyük çoğunluğu Bolivya, Brezilya, Kolombiya, Ekvador ve Peru’nun ormanlık alanlarında çalışan genç erkeklerde görülmektedir. Güney Amerika’da vaka ölüm oranı yaklaşık %65’tir.
Yolcularda risk
Seyahat eden kişilerde sarı humma enfeksiyonu nadir olarak görülmekle birlikte, endemik zonda kırsal alanı ziyaret eden aşısız kişilerde fatal vakalar görülebilir. Endemik zon aşağıdaki haritalarda gösterilmektedir.
Sarı humma güvenilir ve etkin aşısı sayesinde aşı ile korunulabilir hastalıklardandır. Uluslararası düzenlemeler bazı ülkelere ve bazı ülkelerden seyahat sırasında aşının yapıldığına dair kanıt istemektedir. Aşılanan kişiler için DSÖ tarafından yetkilendirilmiş merkezlerde aşağıda örneği görülen bir “uluslararası aşı sertifikası” doldurulmalı ve tarihi kaydedilerek mühürlenmelidir. Bu sertifika 10 yıl boyunca geçerlidir. Her 10 yılda bir yenilenmelidir.
Ülkemizde Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü Sağlık Merkezleri bu konuda yetkilendirilmişlerdir. Aşı uygulaması yapılan sağlık merkezleri ile ilgili daha ayrıntılı bilgi genel müdürlüğün İstanbul Karaköy Sağlık Merkezi’nin 0 212 293 36 74 ya da Ankara Esenboğa Havalimanı Sağlık Merkezi’nin 0 312 398 05 59 no’lu telefonundan alınabilir.