SÜLÜK TEDAVİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?


                                                                     


Sülük tedavisi atardamar ve toplardamar tıkanıklıkları başta olmak üzere birçok dolaşım sistemi hastalığında, varis, iltihaplı ve iltihapsız romatizmalar, iktidarsızlık, cinsel güç artırıcı etki (afyodizyak), üreme organı rahatsızlıkları ve kısırlık, epilepsi çeşitlerinde, yumuşak doku romatizmalarında, felç, kısmi felç, sedef, egzama gibi cilt hastalıklarında hemoroid’de, göz tansiyonu (glokom) ve buna bağlı görme kayıplarında, migrende ve her türlü baş ağrısı, yüksek tansiyon, troid’e bağlı şişmanlık hormonal bozukluklar ve buna bağlı şişmanlık, sivilce, irin, astım ve bronşial hastalıklar, yanık vakaları, iyileşmeyen yaralar ve ameliyat izleri kangren, Meniere Hastalığında ve bazı işitme kayıplarında başarıyla kullanılmaktadır. 

Ayrıca Ortopedi ve Rekonstrüktif Cerrahi kapsamında, kangren gelişmekte olan kopuk organ tamirlerinde de tüm dünyada yaygın biçimde kullanılmaktadır.

 Son olarak sülüğün güçlü antioksidan etkisi nedeniyle Koruyucu(Preventif) Tıpta da kullanımından bahsetmek gerekir ki; yılda bir defa yapılan Sülük Tedavisi, o yıl içinde enfeksiyonlar başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucu etki göstermektedir.


Sterile edilmemiş sülük kullanırsam ne olur ?
Sterilize edilmeden, kişilerin bu sülükleri dikkatsizce kullanmaları bilinen ve bilinmeyen enfeksiyonlar kapma ihtimali açısından büyük risk taşımaktadır.

Bir hastada kullanılan sülükler, başka bir hastada da kullanılabilir mi?
Bir hastada kullanılan sülükler kesinlikle başka bir hastada kullanılmadan imha edilmelidir. Böylece kan yoluyla bulaşan hastalıkların geçişi engellenerek güvenli bir tedavi sağlanmaktadır. Sülükler ilk kullanımda ürettikleri salgıyı boşalttıklarından ikinci uygulamada aynı etkiyi gösteremezler. 

Sülüklerin medikal alandaki ilk kliniği yaklaşık 2500 yıl önce kurulmuştur… Mikro cerrahide ve plastik cerrahide Tedavi edilecek bölgede küçük bir ısırıkla işe koyulan bu küçük omurgasız hayvan kirli kanı emerek vücudun kan dolaşımını sağlar. Mikro cerrahide ve plastik cerrahide kullanımı yaygınlaşan bu hayvanlar özellikle mikro cerrahi uzmanlarınca “ MADEN “ olarak tasvir edilirler.


İngilizler Sülüğe: CANLI ECZANE adini takmışlardır…


MODERN TIPTA KULLANIMI:
Cerrahide kullanım: Modern tıpta postoperatif olarak Hirudo medicinalis uygulanmaktadır.

Hirudo medicinalis venöz konjesyon için standart tedavi olarak kullanılmaktadır. Venöz konjesyon nedeni cerrahi olarak düzeltilemiyorsa Hirudo medicinalis geçici olarak perfüzyon seviyesini artırmak ve kanlı doku içinde fizyolojik gereklilik sağlamak için kullanılır.
Oral ve maksillofasiyal cerrahların sülük kullanımı konusunda bilgili olmaları gereklidir. Çünkü bunların hem travmatik hem de yeniden yapılan kitlelerin tedavisinde küçük ama çok önemli rolü vardır.Sülükler özellikle plastik cerrahiden sonra mikrosirkülasyonu düzelttiğinden yararlı etkileri vardır.


Tedavi öncesi antibiyotik profilaksisi:
Antibiyotik profilaksisi uygulanmadığı sürece sülüklerin kullanıldığı hastaların % 20’ sinde Aeromonas’ tan (Aeromonas veronii biovar sobria) kaynaklanan enfeksiyonlar görülebilir. Sülükler Aeromonas ve diğer bakteri türlerinin taşıyıcıları olduğu için uygun antibiyotik profilaksisi sülük tedavisine ihtiyaç duyan hastalara uygulanmaktadır.


Halk arasında hipertansiyon, hematom, baş ağrısı gibi nedenlerle kullanılan Hirudo medicinalis’ in Plasmodium berghei’ yi bulaştırabildiği ve buradan hareketle de özellikle sıtmanın endemik ve epidemik olarak bulunduğu bölgelerde kullanılmasının enfeksiyonun yayılması açısından tehlikeli olabileceği saptanmıştır.


Etki mekanizmaları:
Hirudin, Hirudo medicinalis’ ten elde edilen kuvvetli bir trombin inhibitörüdür. Hirudin ve bazı hirudin benzerlerinin, tıpta sıkça kullanılan heparine oranla oldukça kuvvetli antikoagülan olarak belirli avantajlarının olduğu gösterilmiştir.


Fizikokimyasal ve klinik çalışmalarda hirudine olan yoğun talep nedeniyle çeşitli rekombinant sistemler, önemli miktarlarda biyolojik olarak aktif hirudin elde etmek için bakteri, mantar ve daha yüksek ökaryotlar kullanarak geliştirilmiştir. Hirudin trombin ile özel olarak etkileşimde bulunarak trombüs olşumunu engeller. 


Diagnostik amaçlar için, hirudin diğer antikoagülanlardan daha üstündür. Çünkü mineral, protein ve hücresel kan bileşenlerini minimal oranda değiştirir. Bu yüzden rekombine hirudin içeren kan örneği tüpü (UBT) geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Hirudo medicinalis tükrüğünden izole saratinin ,Von Willebrand Faktörü’ nün kollajene bağlanmasını önler. Antitrombotik terapötik potansiyeli olabilir.


Hirudo medicinalis tükrük salgısı kallikrein inhibitörü de içerir.


Bir Hirudo medicinalis’ in emdiği ortalama kan hacmi 2.45 ml dir. Sülüğün ayrılmasından sonra ilk 2 saatte 2.21 ve ilk 4 saatte 2.50 ml pasif kanama olur Sülük ısırığının 1.6 cm çaplı dairesel çevresinde yüzey perfüzyon artışı olur ve aynı alan bir süre sonra normal cilt rengine döner.