H3N2 GRİP VİRÜSÜNÜ YENEN 5 BİTKİ ÇAYI

                                   
                                      


Hastanelerin dolmasına neden olan bu virüse karşı bitkilerin gücünden faydalanın!

Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, antibiyotik kullanmadan H3N2 virüsünü yenmek için adaçayı, ıhlamur, zencefil, karabiber ve karanfil çaylarının tüketilmesinin yararlı olacağına dikkat çekti.

Hastanelerin dolup taşmasına neden olan H3N2 virüsüne karşı bitkilerin gücünden faydalanılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Erdem Yeşilada, söz konusu hastalıkla mücadele için “Doğal 5 savaşçı yardımıyla H3N2 virüsünü yenebilirsiniz” tavsiyesinde bulundu.

Ihlamur: Grip denilince ilk olarak aklımıza gelen bitkilerden biri de "ıhlamur" dur. 
Yapılan çalışmalarda ıhlamur içerisindeki bileşenlerden bazılarının (flavonoit)
 iltihap giderici ve ağrı kesici etki gösterirken, bazı bileşenlerin (müsilaj) de boğazı yumuşatması neticesi boğazda tahrişi önlediği ve bu suretle soğuk algınlığı
 şikayetlerinin hafifletilmesinde tedaviye yardımcı olduğu görülmüştür.

Adaçayı: Ağız ve boğaz iltihaplarında etkili olduğu bilinen bir başka bitki ise "adaçayı"dır. Özellikle bitkinin içerdiği uçucu bileşenlerin ağız ve boğaz iltihaplarında (farenjit, jinjivit gibi) yararlı olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla çay şeklinde (kesinlikle kaynatılmadan) adaçayı ile hazırlanan gargaranın bu amaçla kullanılması önerilmektedir.

Zencefil: Soğuk algınlığı ve gribin önlenmesi ve tedavisinde yararlı olacak bu iki bitkinin
 yanı sıra zencefil rizomlarının yararları, beklenen etkinin desteklenmesi bakımından 
önemlidir. Bilimsel çalışmalar zencefil içerisindeki bazı bileşenlerin (gingerol, şogaol) 
kuvvetli iltihap giderici etkisi bulunduğunu ortaya koymaktadır.

Karanfil: İçerisinde bulunan uçucu özellikteki öjenol, ağız ve boğaz mukozası 
yangılarında yangı giderici; bakteri, mikromantar veya virüslerin yol açtığı ağız ve 
boğaz enfeksiyonlarında antiseptik olarak ve ağrı hissini hafifletici etkisi söz konusudur. 
Bu nedenle, özellikle öjenol taşıyan Seylan tarçını kabuğu ile birlikte mikroorganizmalar üzerinde etkisi nedeniyle soğuk algınlığında çay olarak içilmesi ya da yoğun derişimli 
çayının (%5-10) gargara olarak uygulanması yararlıdır. Yapılan bilimsel çalışmalarda
 uçucu yağının antibiyotiklerin etkinliğini artırdığı gösterilmiştir.

Karabiber: Top ve toz formlarındaki karabiber meyveleri ile hazırlanan çayın gargara şeklinde boğaz enfeksiyonlarında yararlı olduğu bilinmektedir. Bilhassa boğazda
 soğuk algınlığı belirtilerinin ilk hissedildiği süreçte uygulanması durumunda 
daha etkili olabilmektedir. Ayrıca yürütülen çalışmalarda bağışıklık sistemini 
düzenleyici, yangıyı ve spazmları giderici, kanserleşmeyi önleyici etkileri
 bildirilmektedir. Karabiber meyvesinin bileşenlerinden biri olan piperinin
 biyolojik etkileri son yıllarda dikkat çekmektedir.