SICAK HAVALAR KENELERİ ERKEN UYANDIRDI

                                                          

Bazıları ölümcül Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı virüsü taşıyan keneler, yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle önceki yıllara göre birkaç ay erken aktif hale geldi.
Erzurum, Tokat, Samsun, Yozgat ve Çorum gibi illerde, meralarda yayılan hayvanlar ve kemirgenlerin bulunduğu bölgelerde KKKA hastalığının taşıyıcısı ve bulaştırıcısı kenelerin de aktif hale gelmiş olabileceğini belirten uzmanlar, özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşları daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Aydın, yaptığı açıklamada, yaz ve kış aktiviteli keneler olduğunu ve bunların genellikle ahır, mesken ya da meralarda bulunduğunu söyledi.
Yaz aktiviteli kenelerin, hastalık bulaştırma kapasitesinin daha fazla olduğunu vurgulayan Aydın, son günlerde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle bu hayvanların aktivitesinde ciddi değişiklikler yaşandığını anlattı.
Kenelerle ilgili sorunların bu yıl daha erken yaşanabileceği uyarısında bulunan Aydın, "Şubat ayında ilkbaharı yaşadığımızdan, nisan, mayıs gibi aktif olması gereken keneler, bu günlerde aktif olmaya başladı. Bu, aslında iklimin getirdiği normal bir olaydır. İklimin anormal seyretmesi, birkaç ay erken gelmelerine yol açtı" dedi.
Yağmur ve nem gibi birtakım doğa olaylarının da normal seyretmeye başlamasıyla kene popülasyonunun artacağını dile getiren Aydın, halkın yanlış bildiği bazı noktalar olduğuna dikkati çekti.
"Şehir merkezlerinde böyle bir bağlantımız yok"
Aydın, KKKA hastalığına, kent merkezlerinde rastlanmadığı bilgisini verdi.
Yabani hayvan ve sığır aktiviteli kenelerin genellikle mera hayvancılığının yapıldığı bölgelerde yayıldığını anlatan Aydın, şöyle devam etti:
"Kent merkezlerinde tabii ki bir risk var ama özellikle Tokat, Çorum'a göre risklerimiz daha küçük. Özellikle insanlarımız şunu yapıyor; şehir merkezlerinde kene tutunma vakalarında inanılmaz bir panik, yani kenenin önüne geçen bir panik var. Evet, başka hastalıkların geçme riski var ama KKKA yok, şehir merkezlerinde böyle bir bağlantımız yok. Mesela Bursa'nın dağ ilçelerinde bu keneye rastlıyoruz ama ovada rastlamıyoruz. Ülke genelinde özellikle Erzurum, Tokat'tan başlayan ve Samsun'a giden bir Yozgat, Çorum hattımız var. Yani bu kenenin özellikle meşelik alan, parçalı arazi yapısı, mevsim geçiş noktalarında olması normaldir. Yaz böyle erken gelince tabii ki bu kenelere karşı kırsal kesimdeki insanlarımızın biraz daha dikkatli olması gerekiyor."
Kent merkezlerinde, sahipsiz hayvanların kenelere konaklık yapması nedeniyle popülasyonlarının yükseldiği bilgisini veren Aydın, sahipsiz hayvanların barınaklara alınması durumunda buralardaki popülasyonun azalacağını ancak KKKA hastalığı riski bulunmadığını belirtti.
Aydın, KKKA hastalığı riskinin özellikle kırsal alanda, mera hayvanları ve kemirgenlerin yoğun olduğu bölgelerde bulunduğunu bildirerek, şehirlerin varoşları ve belediye sınırları içinde büyükbaş ya da çiftlik hayvanı yetiştiriciliği yapılmaması gerektiğini söyledi.
"4-5 saatte bir kontrol etmek yeterli"
Türkiye'nin KKKA hastalığı tedavisinde çok başarılı olduğunu, böyle bir durumda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini dile getiren Aydın, şunları kaydetti:
"Çevreyi ilaçlamaya kesinlikle karşıyız. Çünkü doğanın bütün dengesi bozuluyor. Birçok yararlı böcek de öldürülüyor. İlaçlamalarla insanlara insektisit (böcek ilacı) yüklüyoruz. Böyle bir ilaçlamaya gerek yok. İnsanların keneyle ilgili bölgelere, piknik alanlarına gittiğinde en güzel yapacakları bir şey var. Bu, dünyada da böyle yapılır. İnsanların 4-5 saatte bir kendilerini, çocuklarını, pet hayvanlarını araması gerekiyor. Çünkü belli bir süreden önce birçok hastalık geçemez. Geçemeyeceği için o kene bu hastalığı taşısa bile 4-5 saatte bir insanların özellikle piknik alanından geldikten sonra kendileri, çocukları, özellikle evcil hayvanların üzerinde gelir. Bunları aramaları yeterli."
Kene popülasyonunun artışı gerekçe gösterilerek belediyelere ilaçlama yönünde baskı yapılmasının son derece hatalı bir davranış olduğunu vurgulayan Aydın, "tabancayla havaya ateş etme"ye benzeyen bu uygulamanın, gereksiz ilaç maliyetinin yanı sıra kanser dahil birçok sağlık sorununa yol açacak riskler doğurabileceğini sözlerine ekledi.

doktortv.com dan alıntı