KUPA TEDAVİSİ NEDİR?



                                                                           
Hastalıktan kurtulmak veya sağlığı koruma amacıyla atık maddelerin yoğun olarak toplandığı belli noktalardaki tıkanıklık, kılcal damar ve ince damarlardan kirli kanın alındığı Yaş Kupa Terapisi ise ‘Hacamat’ olarak da bilinir. Kupa terapisinin tarihçesi Beş bin yıldan fazla süredir dünya genelinde yaygın bir biçimde, birçok kültürün halk tedavilerinde kullanılmıştır. Bu kadim tedavi yöntemi Eski Mısırlılardan Yunanlı hekimlere ve sonra da Romalılara taşındı. İslam hekimleri, Hz. Muhammed (s. a. v. ) tarafından uygulanması ve tavsiye edilmesiyle bu tedavi yöntemini daha da ileri götürdü. Arap ve Osmanlı Tıbbı’nda çokça kullanıldı. Kupa Terapisinin İslam Tıbbı’ndaki adıyla ‘Hacamat’ın, Çin’de milattan önce 3. Yüzyıla kadar uzanan bir geçmişi vardır.
Hipokrat (M. Ö. 400) Kupa Terapisi hakkında ayrıntılı yazılar kaleme almıştır. Tarihin bilinen en eski tıp metinleri olan Eber Papirüsleri’nde (M. Ö. 1550) Kupa Terapisinden bahsedildiğini görebiliriz. 18. yüzyılın ortalarında Avrupalı ve Amerikalı doktorlar ve cerrahlar birçok hastalığın tedavisinde Kupa Terapisini kullanmaktaydı. 18. ve 19. Yüzyıllarda İngiliz halkı ilkbahar ve sonbahar aylarında hastanelere Kupa Terapisi ve kan aldırma için başvuruyorlardı. Ancak bu tedavi yüzyılın ilk yarısında kimya ve fiziğin gelişimi ile yön değiştiren Modern Tıp sentetik ilaçlara ve ameliyatlara yöneldi. Bu gelişmeler Kupa Terapisi’nin popülerliğinin azalmasına yol açtı.

Pratik tedaviye ilgi arttı

Bugün Kupa Terapisi geniş halk kitleleri tarafından talep ve tercih edilmeye devam ediyor. Yakın bir zamanda ise sağlık profesyonelleri de bu köklü ve pratik tedaviye yeniden ilgi duymaya başladı. Bu uyanış yeterli olmasa da yükselen talep ve ortaya çıkan bilimsel araştırma sonuçları Kupa Terapisi’nin daha çok insana ulaşabileceğini gösteriyor. Günümüzde birçok hastalık için Geleneksel /Alternatif Tıp (GAT) gitgide daha sık kullanılıyor. Dünyada gelişmiş ülkelerde toplumun yaklaşık %80′i bu tedavi yöntemlerini tercih ediyor.
Çin’de ve ABD’de tıp fakültelerinde Tamamlayıcı Tıp dersinin bir bölümü olarak Kupa Terapisi eğitimi veriliyor. Almanya ve İngiltere’de Tıp ve Sağlık Bilimleri fakültelerinde seçmeli ders olarak Kupa Terapisi okutuluyor. Türkiye’de saygın üniversiteler tarafından Kupa Terapisi hakkında bilimsel araştırmalar yürütülüyor. TC.  Sağlık Bakanlığı, uygulamanın güvenliği ve kalitesini yükseltmek için çalışmalar yapıyor.

Kupa Terapisinin Klinik Araştırmaları

Yunan hekimleri ve en son büyük Geleneksel Tıp yaklaşımı olan Osmanlı hekimleri birçok klinik araştırma sonucu kaydetmiştir. Örneğin Amasya Şifahanesi baştabibi, 15. Yüzyıl Fatih döneminin meşhur Osmanlı hekimlerindenŞerafettin Sabuncuoğlu pnömotoraks tedavisinde Kupa Terapisinin (hacamat) kullanım şeklini bildirmektedir. Tarihte çıbanlardan kanı ve irini çıkartmak veya zehirlenmiş alanlardan kanın uzaklaştırılması için de kullanılmıştır.  Tedavinin kolay uygulanması ve iyileştirici gücün fazla olması sebebiyle uygulama alanlarının geniş olmasını sağlamıştır. Artrit,  kan bozuldukları, yumuşak doku romatîzması], baş ağrısı, migren, yüksek tansiyon, diyabet, soğuk algınlığı, bel ve sırt ağrısı, ağrılı adet,  kısırlık, kronik öksürük,  bronşiyal astım, felç , dişağrısı, boğaz ağrısı[vi] ,  adhesive capsulitis (frozen sholder), Akut tregeminal nevralji,  ürtiker], zona (herpes zoster) gibi hastalıkların yanında depresyon ve şizofreni gibi ruh hastalıklarında da kullanılmıştır.  Ayrıca kan bozukluklarında, ağrı dindirmede, iltihap gidermede, zihinsel ve fiziksel rahatlamada, rehabilitasyonda, varisli damarlar için ve derin doku rahatlamasında etkilidir.  Araştırmalarda fiziksel (immünolojik, hematolojik ve romatolojik gibi) ve psikolojik yararlarının olduğu ifade edilmektedir.  Kupa Terapisinin kadın ve çekte kısırlık, iktidarsızlık ve isteksizlik vakalarında başarılı kullanımı hakkında yapılan araştırma sonucunda üretkenlik / doğurganlık artışında %50 ilerleme sağlandığı tespit edilmiştir.  Yapılan araştırmalarda yaş kupa terapisi esnasında oluşan dışa doğru vakum sayesinde vücuda kan yoluyla bulaşabilecek bu- hastalığın geçmesi önlenmektedir]. Bu yönüyle de güvenli bir uygulama olduğu belirtilmiştir. 
Hacamat Tedavisi Nedir?
Hacamat tedavisi, deri altında birikmiş, vücutta dolaşmayan kirli kanın ve dokular arasındaki sıvıda birikmiş atıkların vücuttan uzaklaştırılması işlemidir. Böylece temiz kanın vücutta rahatça dolaşması sağlanır.
Hacamat tedavisi Peygamberimiz (s.a.v)'in sağlıkla ilgili tavsiyelerinden ve bizzat uyguladığı sünnetlerindendir ve 70 hastalığa şifa olduğuna rivayet edilir.
Hacamat tedavisinin kökeni yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanır. Eski Mısır'da, Çin'de, Ortadoğu'da ve Uzakdoğu'da binlerce yıldır uygulanmakta olan bu yöntem günümüzde farklı isimler altında Amerika ve Avrupa ülkerinde de popüler hale gelmiştir.
Hacamat Nasıl Yapılır?
Hacamat baş, sırt, omuz, bel, gögüs bölgesine, bacaklara ve şikayete bağlı olarak gerekli diğer vücut bölgelerine uygulanır. Uygulanacak bölge dezenfekte edilerek boyu 1cm'yi, derinliği ise 1-2 mm'yi geçmeyecek küçük kesiler uygulanır. Şişe, bardak veya özel üretilmiş hacamat setleriyle bu bölgeye basınç uygulanarak kirli kan dışarı alınır. Tüm uygulama ortalama 15-25 dakika sürer. Hastalığa ve hastanın genel durumuna bağlı olarak aynı seansta 1-8 nokta arası uygulama yapılabilir.
Hacamat Tedavisi Hangi Hastalıklarda Kullanılır?
Sağlığı korumak için
Detoks amaçlı
Bel fıtığı ve ağrıları
Boyun ve omuz ağrıları
Bacak ağrıları ve krampları
Bacak ve dizde uyuşma
Diz ağrıları
Romatizma ve buna bağlı ağrılar
Romatoid artrit
El bileği ağrıları, karpal tünel sendromu
Siyatik
Baş ağrıları
Migren
Kadın hastalıkları
Böbrek taşı ve kum ağrıları
Kalp hastalıkları
Kan dolaşım sorunları
Varikosel
Varis
Bağışıklık sistemi zayıflığı
Cilt problemleri
Egzema
Sedef hastalığı
Obesite
Diyabet
Hipertansiyon
Depresyon
Stres
Karaciğer hastalıkları
Yüksek kolesterol
Kabızlık
Uyku problemleri
Ruhsal rahatsızlıklar
Bademcik
Diş problemleri
Ortakulak sorunları
Göz hastalıkları
Sinüzit
Hafıza problemleri
Hacamat Tedavisi'nin Yan Etkileri Nelerdir?
Hacamat tedavisi işinin ehli tarafından steril şartlarda yapıldığında herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Tıp bilgisi olmayanlar tarafından yapıldığında ise ciddi kan kayıpları, enfeksiyonlar ve hastadan hastaya kan yolu ile bulaşan hastalıkların nakli görülebilir.
Kimlere Hacamat Yapılmaz?
Adet dönemindeki bayanlara
1 yaşın altındaki çocuklara
Diyaliz hastalarına
Organ nakli olmuş hastalara
Hemofili hastalarına
Lösemi
Ciddi hipotansiyon
Ciddi anemi
Genel durumu bozuk 70 yaş üzeri hastalara
Hacamat Tedavisinde Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Hacamat aynı zamanda dini bir tedavi olduğundan hacamat öncesi abdest almak önerilir.
Duş aldıktan hemen sonra yapılmaz. 1-2 saat beklenmesi gerekir. Tedavi sonrası da hemen duş alınmamalıdır.
Hacamattan 1 gün önce ve sonraki 24 saat içerisinde cinsel münasebet önerilmez.
Aç karna yapılması uygundur.
Hacamat yapılan kişinin en az 24 saat boyunca canlı ve canlıdan çıkan hiçbir gıdayı yememesi (et, süt, yumurta, yoğurt vb) uygundur.
Seans sonrası yaklaşık 4-5 saat kadar uyunmaması önerilir.
Pazartesi, Salı ve Perşembe günleri yapılması uygundur. Acil durum söz konusu değil ise Cuma, Cumartesi ve Çarşamba günleri kan aldırmak tavsiye edilmemiştir. Sağlıklı olup sırf sünnet için kan aldıranların bu günlere uymaları gerekir.Hasta kimseler için gün ve mevsim söz konusu değildir. Hastalar ihtiyaç duyduğu her zaman kan aldırabilirler.
Hacamat hastalık için her mevsimde yaptırılır. Sünnet ilkbahar ve sonbaharda yaptırılandır.
Hacamat sırasında Ayet-el Kürsi gibi duaların okunması faydayı arttırır.
Hicri takvime göre ayın 14'ünden sonraki günlerde etkisi daha fazla olur.
Hacamat Tedavisi ile İlgili Hadis'i Şerifler'den Örnekler
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki :
‘'Miraç gecesinde meleklerden hangi topluluğa uğradımsa bana ‘ümmetine kan aldırmayı emret'diye tavsiye ettiler.
‘'Sizin tedavi olmak için başvuracağınız en iyi çare Hacamattır.''
‘'Damardan veya deriden kan aldırmak, tedavi olduğunuz şeylerin en faydalılarındandır.”

“Sefer ediniz şifa bulunuz, oruç tutunuz şifa bulunuz, hacamat olunuz şifa bulunuz.”

Peygamber Efendimiz (sav) Hayber'de zehirli koyun buduyla zehirlendiği zaman, Cebrail Aleyhisselâm kendisine hemen kafasının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir.
Hacamat Ne Zaman Yapılır?
Hacamat hiçbir hastalığı bulunmayan ve sadece sünnet amaçlı yapılmak isteyenlere Hicri ayın 17, 19 ve 21. gününde yapılır. Bu günleri hacamat takvimi bölümünde miladi takvim üzerinde işaretlenmiş olarak bulabilirsiniz. Eğer bir hastalık varsa ve tedavi amaçlı hacamat isteniyorsa her zaman yapılabilir.
Hicri olarak günler ikindi vaktinde başlar ve ikindi vaktinde sona erer. Buna göre takvimde hacamat günü olarak işaretlenmiş ama hacamat yapılması sakıncalı günlere denk gelindiğinde, sünnet niyeti ile isteyenlere ikindiden sonra yapılabilir. Sakıncalı günden önceki günde de ikindiden sonra hacamat yapılmaz.