cinsel sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinsel sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

ERKEKLERDE CİNSEL DÜŞKÜNLÜK SATİRİAZİS NEDİR?


                                                            
Erkeklerin cinselliğe düşkünlüğü çoğu zaman normal bir istek olarak kabul edilse de her şeyde olduğu gibi cinsellikte de aşırıya kaçmak kişinin hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını etkiliyor. Durumun farkında olanlar önlem almayı başarsalar da bu durumu normal kabul edenlerin hem özel hem de sosyal hayatları cinsel isteğe yenik düşüyor.
Çocuk yaşlardan itibaren erkek cinselliği gerek aile gerekse sosyal çevre tarafından desteklenen toplumlarda aşırı cinsel istek gibi bir sorun da çoğunlukla gözden kaçıyor, ta ki bu sorun özel hayatla birlikte sosyal hayatı da etkileyinceye kadar… Satiriazis olarak tanımlanan ve erkeklerde cinsel doyumsuzluk, hiperseksüalite ve aşırı seks bağımlılığı anlamına gelen durum da kişilerin tüm zamanını ve enerjisini cinsellik için tüketmesi anlamına geliyor. Satiriazis olan erkekler, ‘Kendimi seks yapmaktan alamıyorum. Günün her saati aklımda cinsel fantezilerle bir kadını düşlüyorum. Cinsellikten başka bir şey düşünemiyorum. Artık işlerimi de aksatmaya başladım, arkadaşlık ilişkilerim zarar gördü ve yaptığımdan suçluluk duymaya başladım. Sabah başka, öğlen başka bir kadınla beraber oluyorum, sonra da akşam evime gidip eşimle birlikte oluyorum. Toplumda çok zor durumlarda kalıyorum, insanların içimdeki bu arzuları fark ettiğini düşünüp kimsenin yüzüne bakamıyorum, bunu saklayamıyorum. Ailemle veya dostlarımla vakit geçirmek yerine hangi kadınla birlikte olsam düşüncesinden kendimi kurtaramıyorum’ gibi düşüncelerle belirti veriyor.
PARTNERİNİZ SATIRIAZIS OLABİLİR Mİ?
Bu soruları cevaplayın ve yanıtların büyük çoğunluğu ‘evet’ ise partnerinizin mutlaka bir cinsel terapistle görüşmesini sağlayın.
➤ Cinsel ilişki sıklığı ve içeriği onu tatmin etmiyor mu veya daha fazlasını istiyor mu?
➤ Cinsel isteklerine hayır denildiğinde çok öfkeleniyor mu?
➤ Maddi açıdan rahat mı?
➤ Sizinle seks yapmak konusunda bazen aşırı istekli bazen de isteksiz mi oluyor?
➤ Cinsel konularda görüş ayrılığınızın olduğu tartışmalar sık mı yaşanıyor?
➤ Kendini ifade etmekte ve duygusal açıdan yakın olmakla ilgili bir sorunu var mı?
➤ Cinsel ilişkiniz sırasında kendinizi yalnız hissediyor musunuz?
➤ Pornografik içerikli yazılı veya görsel yayınlardan oluşmuş bir koleksiyonu var mı?
➤ Partnerinizin iş haricinde çok boş zamanı oluyor mu?
➤ Evdeki ruh hali seks yapıp yapmamasına göre değişiyor mu?
➤ Mizacı her an değişebilecek bir yapıda mı?
➤ Kendine hayran olma veya kendini büyük görme eğilimi oluyor mu?
➤ Çocukluğunda duygusal, fiziksel veya cinsel anlamda bir istismara uğramış mı?
➤ Bazı günler kendini öfkeli, yalnız ve yorgun hissediyor mu?
➤ Çabuk demoralize oluyor mu?
Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Onursal Başkanı Dr. Cem Keçe, “Yani bu erkekler sevişmek istemedikleri halde seks yapma dürtülerine engel olamıyorlar. Bu sorun öncesinde aşırı mastürbasyon ve pornografik materyallerle haşır neşir olma durumları oluyor, ardından gelişigüzel biçimde farklı kişilerle cinsel birliktelikler yaşıyor ve bu durum giderek artan bir sıklıkta yaşanmaya başlanıyor. Söz konusu grup seks yapma dürtülerini kontrol edemiyor ve birçok kadın ile seks yapıyorlar” diyor.
Çok fazla kadın, sorun demek
Kadından kadına koşan veya sürekli sevgili değiştiren erkeklerin çocukluğa kadar inen büyük sorunları olduğu da düşünülüyor. Bu tür erkekler çok sayıda kadınla cinsel ilişki kurarak cinsel güçlerinin çok fazla olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Böylece zafer kazanmış gibi görünüyorlar ve bu yolla altta yatan aşağılık duygularını saklamaya çalışıyorlar. Yalnızlık, öfke veya kendine karşı duyulan nefret gibi duygularla yüzleşmek yerine bunlardan kaçan erkekler, seks ve aşkı aradıklarını söyleseler de, aslında seksi ve aşkı zamanlarını öldürecek birer nesne haline getirerek kendi yaşamlarını ihmal ediyorlar.
Nedenler arasında sosyoekonomik güç var
Dr. Cem Keçe, “Satiriazis’li erkeklere gelişmekte olan ülkelerde ve daha çok alt kültürde rastlanıyor olması önemli bir çelişki. Çünkü gelişmekte olan ülkelerde ve alt kültürlerde iş dışında kişinin zevk alacağı imkanlar olmuyor, bu nedenle cinsellik çok abartılı algılanıyor. Satiriazis, her sosyoekonomik düzeyde, her gelir grubundaki insanlarda görülebiliyor olsa da, daha çok sosyoekonomik yönden kötü olanlarda rastlanıyor” diyor.
Nereye kadar çapkınlık, nereden sonrası hastalık olarak kabul edilmeli?
Uzmanlara göre bu sınır, yani Satiriazis sınırı, altı aydan uzun bir süre tek eşli ilişkiye dayanamamak oluyor. Tek bir eşle yetinemeyen, normalin üzerinde cinsel ilişki kuran ve seçici olamayan bu erkekler genellikle sürekli bir ilişkiye sahip olamıyor. Farklı eşlerle cinselliği yaşama dürtüsünü yenemedikleri için bu bozukluk bir çeşit bağımlılık haline geliyor. Dr. Keçe, “Erkek cinselliği bilinmeyenlerle dolu. Sevişmekten büyük zevk alan her erkek, ‘tek partnerle hayat geçmez’ diyerek sürekli sevgili değiştiren ya da partnerini aldatan diğer erkeklerin ruh hali de Satiriazis veya seks düşkünü olarak görülmemeli” diyor.
SATIRIAZIS’E YOL AÇAN FAKTÖRLER
Çocukluğun sevgisiz ve güvensiz bir ortamda yaşanmış olması, ruhsal bozukluklar, kalıtım yani genetik faktörler, organik beyin hastalıkları, Kleine- Levin Sendromu, iç salgı bezleri düzensizlikleri Satiriazis’e neden olabiliyor. Çocukluğunda sevgisiz ve güvensiz bir ortamda büyümüş bu erkekler, çocukluklarında bulamadıkları ruhsal ve bedensel sıcaklığı sürekli değişen eşlerde arıyorlar. Bu nedenle gerçek doyumu bulamıyorlar. Çocukluktan gelen bu güvensizlik nedeniyle sürekli kendilerini kanıtlamak ve yeni kadınlar fethetmek gereksinimi duyuyorlar.
Bu soruna sebep olan diğer rahatsızlıklar arasında erkeklerde yaş dönümü yılları, hormonal dengesizliklerin yarattığı ruhsal bozukluklar ve bunalımlar, şizofreni ve mani gibi dürtü kontrolünün kaybolduğu psikotik durumlar, borderline kişilik bozuklukları, amfetamin veya kokain gibi ilaçlar ile uyuşturucular, kafa travmaları (özellikle frontal lob hasarları), temporal lob epilepsileri, genital egzama gibi durumlarda da Satiriazis’e benzer davranışlar görülebiliyor.
Alkol ve uyuşturucu gibi bir bağımlılık
Satiriazis’i olan erkekler kendi sosyal konumuna, saygınlığına veya bulunduğu ortama uygun olmayan cinsel ilişkilere çok sık giriyor ve hayatları boyunca beraber olmayacakları kadınlarla birtakım cinsel ilişkiler yaşıyor. Zaman içinde ise bundan suçluluk duymaya başlıyor ve seks bağımlılıkları onları intihar düşüncelerine götürünceye kadar bir uzmana başvurmuyorlar. Satiriazis’i olan erkekler seks bağımlılıklarını genellikle aradan geçen 6-7 yıl sonra anlayabiliyorlar ve hayatlarını kötü etkilemeye başladığı için tedavi olmaya razı oluyorlar. Satiriazis, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi erkeğin itibarını ve saygınlığını yok edebiliyor.
Sapık olarak görülüyorlar
Dr. Cem Keçe, Satiriazis sorunu olan erkeklerin kişilik yapıları incelendiğinde, narsisistik yapı, kendine hayran olma, kendini büyük görme ve bağımlı bir kişilik yapısına sahip olduklarının görüldüğünü belirterek, “Çabuk demoralize olan, sıkıntıya gelemeyen ve sıkıntısını giderme adına sürekli arayışlar içinde olan erkeklerde bu sorun görülebiliyor. Hayata bakış açıları genellikle karamsar oluyor ve kendini acındırma gibi bir ruh hali içinde bulunuyorlar. Hemcinsleriyle araları genellikle çok kötü oluyor. İlgilendikleri tek konu pornografi ile sınırlı kalıyor. Satiriazis’li erkekler için birlikte oldukları kadınların güzelliği veya çekiciliği de önemli olmuyor. Bu nedenle Satiriazis’li erkekler toplumda azgın veya sapık olarak adlandırılıyorlar. Biz cinsel terapistler ise olaya böyle bakmıyoruz. Sapıklık ayrı bir konu” diyor.
SATIRIAZIS SORUNU OLANLARIN BELİRGİN ÖZELLİKLERİ:
➤ Kadın partner konusunda seçici olmuyorlar.
➤ Cinsel birliktelik sonrası orgazm olmuyorlar ve gerginlikleri devam ediyor, sadece boşalma yaşıyorlar.
➤ Sevişmiyorlar, sadece penis-vajina birlikteliğine dayanan bir cinsellik yaşıyorlar.
➤ Altı aydan uzun süre tek eşliliğe dayanamıyorlar.
➤ Bir tür bağımlılık gibi seks yapma ihtiyaçları oluyor.
➤ Doyumsuzluğa varan aşırı seks düşkünlükleri bulunuyor.
➤ Genellikle adli olaylara karışıyorlar yani başları seks yüzünden belaya girebiliyor.
➤ Mevki veya konumlarını düşünmeden cinselliği yaşıyorlar.
➤ Uygunsuz ortamlarda seks yapabiliyorlar.
➤ Porno CD, DVD arşivleri bulunuyor.
➤ Paralı seksi tercih ediyorlar.
➤ Günde birden çok kez seks yapabiliyorlar.
➤ Sık sık cinsel fantezi kuruyorlar.
➤ Sık mastürbasyon yapıyorlar.
➤ Cinsel ilişkiye oranla mastürbasyondan daha fazla haz alıyorlar.
➤ Boşluğa dayanamıyorlar, boş kalınca cinsel dürtülerinde artış oluyor.
➤ Zamanla intihar düşüncelerine kapılabiliyorlar.
➤ Çabuk demoralize oluyorlar, sıkıntıya gelemiyorlar ve sıkıntılarını giderme adına sürekli arayışlar içinde oluyorlar.
➤ Sevgisini göstermede zorluk yaşıyorlar, romantik olamıyorlar.
TEDAVİ SÜRECİ
Dr. Cem Keçe, “Satiriazis’in tedavisi çok zor. Bu erkeklerde önce dengeli bir ruh hali yaratmak gerekiyor. Yaşanan iç sıkıntıyı gidermek ve dürtü kontrolüne yardımcı olmak için birtakım ilaçlar kullanılıyor. Ardından uzun soluklu ve dinamik yönelimli bir cinsel terapi gerekiyor. Tedavisi minimum altı ay sürüyor ve 6 yıla kadar uzayabiliyor. Tedavi sürecinde ailenin erkeğe sahip çıkması, düzenli bir aile ve iş hayatının olması ile sosyal destek gruplarının varlığı önem taşıyor“ diyor.
NE YAPILMALI?
Satiriazis sorunu olan bir partnere sahip olan kadınlar, önce eşine karşı olan tutkusunu, bağlılığını ve sevgisini gözden geçirmeli. Eşiyle devam da edebilir, ayrılabilir de. Devam ettiğinde eşine anlayışla ve koşulsuz sevgiyle yaklaşmalı, onu tedaviye ikna etmeli. Ancak tedavi zor ve uzun bir süreç. Bu süreçte sabırlı olmak zorunda olunulduğu ise unutulmamalı.

ÇAPKINLIK GENETİK MİDİR?

                                                    
Çapkınlık Geni
 Tüm canlılarda çapkınlık, yani eş haricinde yabancı biriyle birlikte olmak çok yaygın görülen bir durumdur. Buna biz insanlarda dahiliz.


Aslında çapkınlığın temelinde evrimsel bir zorunlulukda vardır. Bu zorunluluğun ne olduğunu daha iyi anlamak için Richard Dawkins´in Bencil Gen Teorisine göz atmakta yarar var.

Bencil Gen Teorisine göre türler, genlerinin bir kopyasını sürekli olarak birçok vücuda aktarmak durumundadır. Vucutlar ölümlü,  genler ise yeni vücutlara aktarıldığı sürece ölümsüzdürler.
İşte tam da bu aşamada türler için çapkınlık zorunluluk haline gelmektedır. Çünkü gen aktarımının bir tek vücutla sınırlı kalması türün devamlılığı için her zaman bir tehlike oluşturmaktadır.

Gen aktarılan bir vücudun, yeni bir generasyon vermeden ölmesi demek o türün bireyinin devamlılığının bitmesi anlamına gelmektedir.
Dogada çapkınlık,  erkekler için sürekli, dişiler için belirli  zamanlarda bir zorunlu bir haldir.

Bu başlık haklı olarak bir çok kadını rencide etmeye yeterli. Ama insan, egolarından kurtulup diğer canlılardan farklı ve üstün olmadığını görmeyi başarabilirse ve yer yüzündeki diğer canlılar gibi herhangi bir tür olduğunu kabul ederse, çapkınlık denen şeyin evrimsel bir gereklilik olduğunu anlaması sanırım daha kolay olacaktır.

Şöyleki: Çapkınlık evrimsel boyutta değerlendirildiginde, erkek genlerini birçok canlıya aktarmak zorunda, yani çapkınlık erkekler için bir zorunluluktur. Bu bir yerde yukarıda bahsedildiği gibi işi şansa bırakmama anlamına gelmektedir.

Dişide ise çapkınlık kuluçka dönemi dışında gereksiz bir durumdur. Bazı canlı türlerinin dişilerinin kuluçka dönemlerinde birden fazla erkekle kaçamak yaptıkları bilinmektedir. Bunuda evrimsel bir zorunluluk olarak görmek gerekir, çünkü sadece bir erkekle yapılan çiftleşme bazen başarısız olabilmekte, dolayisi ile genin devamin tehlikeye girmesi söz konusu olabilir.

                                                

FoxP2 (Forkhead box protein P2) /Casanova-Gen
FoxP2 geni, insanda 7. kromozom üzerinde bulunmaktadir. Bu gen, konuşma ve gramatik yetenekleri belirleyen bir gendir.


FoxP2 geni beyninde Area X adındaki bölgede faaliyet göstererek FoxP2 proteini sentezler ve bu protein yaklaşık 1000 tane farklı genin açılıp kapanmasını sağlar. FoxP2 geninin iyi çalışmaması veya mutasyon geçirmesi durumunda konuşma zorluğu ve hatta otizm gibi rahatsızlıklar görülebilir.


                                                                        
FoxP2  geninin kuşlarda değişik versiyonları vardır ve bu gen kuşlarda ötmeyi sağlar. FoxP2 geninin insanda bulunan değişik versiyonları, kişinin konuşma kabiliyetini belirler.
Berlin Max-Planck-Institut für Molekulare Genetik den bir araştırma grubu çapkınlık genini incelemek amacı ile nöronal yapısı insana çok benzeyen Zebrafink adında güzel öten bir kuşla 20 yıl boyunca araştırma yapmıştır. Kuşlarda FoxP2  geninin degişik vesiyonları incelemeye alınmış ve değişik versiyonların, değişik protein sentezi ve değişik tonda ötüşe sebeb olduğu bulunmuş.

Sonuç : Normalde Zebrafink kuşlarının dişileri tek eşlidir. Yani monogamdır. Max-Planck-Institüsünde 15000 Zebrafink yapılan çalışmada bazı dişi kuşların kuluçka döneminin dışında yabancı birçok erkekle kaçamak yaptığı tesbit edilmiş. Güzel öten çapkın dişilerin yapılan gen analizlerinde, çapkınlığı babalarından genetik miras yolu ile aldığı tesbit edilmiş. Enteresan olan ise güzel ötmeyi sağlayan gen varyasyonunu bulunduran babalarında çapkın olduğu.

Not : Kumruların beyninde ise Area X bölgesi hiç bulunmamaktadır. Dolayısı ile kumrularda FoxP2 geni çalışmamaktadır.  Bu yüzden kumrular güzel ötemezler ama sadık birer eştirler. (kim bilir sevgililer için söylenen çifte kumrular sözü buradan geliyordur:)

Bir hipotez : FoxP2 geninin insanlarda konuşmayı sağladığı biliniyor, buradan yola çıkarak güzel konuşan erkeklerin çapkın olabileceği söylenebilirmi? Bu hipotezin doğru olup olmadığı henüz tam olarak bilinmiyor. Yani spekülasyona açık bir hipotez. Bu konuda yapılabilecek yanlış bir yorum eşler arasındaki güveni zedeleyebilir.

Mehmet Saltürk

KARIN BÖLGESİNDEKİ YAĞLAR CİNSEL PERFORMANSI AZALTIYOR!

Son yıllarda yapılan çalışmalar, özellikle bel çevresi kalınlığının seks hormonlarının seviyelerini de azaltarak, istek ve performansı olumsuz etkilediğini söylüyor.
                                                 

 Avrupa Cinsel Sağlık Birliği Başkanı İrem Hattat, "Öyle görülüyor ki karın için yağları estetik kaygılardan çok daha fazla soruna neden oluyor" diyor.

 Karın içi yağlar ve kilo fazlalığının tansiyon, şeker hastalığı, kalp-damar problemleri gibi sağlık sorunlarını sıklaştırarak cinsel performansı azalttığını hatırlatıyor. Karın yağlarının bir diğer önemli etkisi de hormonal dengesizlik yaratması. Dolasıyla sadece genel sağlığınız için değil, cinsel mutluluğunuz için de bel çevresini kadınların 80, erkeklerinse 94 santimetreyi aşmaması gerekiyor.


Metabolik sendrom (bel çevresi kalınlığı, trigliserit ve bazen de LDL-kötü kolesterol yüksekliği, hipertansiyon ve insülin direnci) sadece damarlarını yaşlandırmakla kalmıyor, son dönemde yapılan araştırmalara göre testosteron seviyelerinde de bir düşüşe yol açıyor.

"Yaşam tarzı cinsel fonksiyonları etkiler mi?" Evet, oldukça fazla. Sigara- alkol tüketimi, beslenme yanlışları, aktivitesi düşük bir yaşam, aşırı ve yönetilemeyen stres, depresyon, hatta uyku sorunları da cinsellik için risk faktörleri arasında sayılıyor.

Akdeniz tipi beslenme ve egzersiz cinselliğe de iyi geliyor

Yapılan bir çalışmaya göre Akdeniz tipi bir beslenme planı uygulayan kadınlarda cinsel fonksiyonlar iyileşiyor.  Kilo fazlalığı, kolesterol yüksekliği, kan basıncında yükselme yaşayan kadınlar 2 yıl sağlıklı bir beslenme uyguladıklarında hem metabolizma göstergelerinde yani kan şekeri, insülin değerleri, kolesterol, tansiyon ölçümlerinde hem de cinsel fonksiyon göstergelerinde düzelme fark ediyor.  Düzenli egzersiz cinsel hayat, performans ve istek üzerinde de olumlu etki yapıyor.

Cinsel sorunlar kalp hastalıklarını işaret edebilir
Son yıllardaki birçok klinik çalışma, cinsel sağlıkla hipertansiyon, kalp damar hastalıkları, obezite arasındaki ilişkiyi kurmak üzerine yoğunlaşıyor. Araştırmalar, cinsel problemlerin bir kalp hastalığının ilk belirtisi olabileceğini işaret ediyor. Özellikle kalbe göre çok daha ince ve küçük olan penis damarlarında bir sorun yaşanıyor olması ileride kalp damarlarının da mutlaka etkileneceği yönünde ilk tehlike sinyali! Sertleşme sorunu olan bir erkeğin 5 yıl içerisinde kalp hastalığı geliştirme riskinin kat kat daha fazla.

2009-2010 yılları arasında yapılan bir araştırmada 40 yaşını altında 350 kilolu kadın hasta 1 yıllık düzenli diyet ve egzersiz programıyla zayıflatıldıklarında cinsel tatminlerinde bir değişiklik olup olmadığı soruldu. Kilo vermek kendilerine güveni artırdığı gibi cinsel istek ve orgazm olma kapasitesilerini de neredeyse 2 kat artırdı.