diyet çeşitleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet çeşitleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gluten duyarlılığında asıl suçlu gluten değil

Günümüzün en önemli araştırma sorularından birisi glüten bilmecesidir. Glüten hassasiyetinin varlığı bilim dünyasında çokça tartışılırken dünyada glüten hassasiyetinden yakınan pek çok insan ve bu insanların ihtiyaçları için glüten free ürün pazarlayan bir sektör vardır. Glutenden kaçayım derken her biri aslında nişasta olan glütensiz ürünlere yönelmekte, bağırsak bakterilerini lifsiz bırakmaktadır. Tam buğday aslında bir prebiotik niteliğindedir. Bugün sağlıklı beslenme modeli olarak kabul edilen Akdeniz Diyetinin en önemli parçalarından birisi bu tahıllardır. Bu konuda bakış açımızı değiştiren çok önemli bir çalışma yayınlandı. Marta Olivares ve arkadaşları yaptıkları bir çalışmada fareleri bizim gibi yani glüten, yüksek yağ ve şeker ile beslediklerinde bağırsak florasında yer alan bakterilerin glüteni yeterince küçük parçalara ayıramadığını görmüşler. İyi sindirilememiş bu büyük peptid parçaları bağırsaktan kan dolaşımına geçerek vücutta bir yandan iltihabi reaksiyon oluştururken bir yandan vücut yağ dokusunun artışına neden olmuştur. Araştırmacılar aynı deneyi farenin beslenme biçimini değiştirmeden prebiotik ekleyerek tekrarlamışlar. Prebiotik bağırsaktaki glüteni parçalayan faydalı bakterilerin sayısını artırmış bu bakteriler glüteni en küçük parçalarına kadar parçalamış. Bu defa kana geçen küçük parçalar herhangi bir iltihaba neden olmamış ve yağlanma oluşturmamış. Çalışmada kullanılan prebiotik Arabinoxolon idi. Arabinoxolon nedir diye baktığımda şaşırdığımı söylemeliyim. Çünkü Arabinoxolon buğdayın kabuğunda yer alan bir maddedir. Yani glütenin parçalanmasının sırrı buğdayın kabuğunda yer almakta idi. İnsanoğlu buğdayı önce melezleyerek glüten oranını artırmış sonra rafinerize edip kabuğundan kurtularak kendisi için zehirli olabilecek bir madde üretmiştir. Kaynak: http://www.beslenmebulteni.com/

GAPS DİYETİ İLE İYİLEŞEN HASTALIKLAR

                                                    


"Bağırsak ve Psikoloji Sendromu veya GAPS; öğrenme güçlükleri ve mental bozukluklar olan otizm, ADHD/ADD (DEHB/DEB), disleksi, dispraksi, bağımlılıklar, depresyon, obsesif-kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk, şizofreni, epilepsi, yeme bozuklukları ve çoğu diğer mental durumları ve beynin fonksiyonlarını etkilemektedir. Bu durumların çoğunun belli bir teşhis etiketi yoktur ve kendilerini bildiğimiz çeşitli mental-semptomların bir karışımı olarak göstermektedirler; bunlar, mod değişimleri, hafıza ve bilişsel problemler, davranışsal ve sosyal problemler, panik ataklar, anksiyete, istemsiz hareketler, çeşitli tikler, duyusal problemler, ve bunlar gibidir.



   Bağırsak ve Fizyoloji Sendromu veya GAPS, sağlıksız bir bağırsaktan kaynaklanan çeşitli kronik fizyolojik durumları kapsamaktadır; bunlar otoimmünsel durumlar (çölyak hastalığı, römotoid artirid, diyabet tip1, MS, ALS, sistematik lupus eritematoz, östeoartirid, Crohn’s Hastalığı, ülseratif kolit, otoimmüniteye bağlı cilt problemleri, vb.), atopik durumlar (astım, egzema, çeşitli alerjiler), gıda alerjileri veya intoleransları (ana akım tıpta atopik durum olarak nitelendirilmez),kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, ME, çoklu kimyasal hassasiyet, artirit, adet öncesi sendromu ve diğer menstürel(regl) problemleri, çoğu endokrin bozuklukları (tiroid, adrenal ve diğer) ve tüm sindirim problemleri, irritabl bağırsak sendromu (IBS), gastrit ve çeşitli kolitler. 

Çoğu durum bu teşhis kutucuklarının hiçbirine uymaz ve çeşitli semptom karışıklıklarına neden olabilir: sindirim problemleri, halsizlik, iştahsızlık..., kas zayıflığı, kramplar ve anormal kas tonu, kaslarda ve eklemlerde ağrı ve acı, cilt problemleri, hormonal anormallikler.


    Neredeyse tüm bu vakalarda Bağırsak ve Psikoloji/Fizyoloji Sendromlarının semptomları örtüşmektedir: bir yanda mental(zihinsel) problemleri olanlarda fiziksel semptomlar görülürken (ağrılı eklemler ve kaslar, halsizlik-güçsüzlük(fatigue), cilt problemleri, astım, hormonal problemler, otoimmünite); diğer bir yanda da fiziksel problemleri olanlarda mental (zihinsel) semptomlar görülmektedir (örneğin depresyon, ‘sisli beyin’, konsantre olamama, mod dalgalanmaları, uyku anormallikleri, hafıza problemleri, anksiyete, tremor/titreme, tikler vb). 

Sindirim sistemi iyi olmadığında; sindirim sistemi beslenmenin ana kaynağı olmaktan ziyade, bedendeki toksisitenin ana kaynağına dönüşür; vücutta fonksiyon bozukluğu görülür. Bu rahatsızlığın semptomlarını her organ, her sistem gösterebilir; genellikle de çoğu kişide bazı semptomları görülür. Sonuç olarak; bu nedenle ana akım tıp için  hastayı derine inip iyice anlama ve yardım etme  açısından GAPS hastaları en zorlularıdır."  

KADINLAR İÇİN KOLESTEROL DÜŞÜRME YÖNTEMLERİ


Kadınlar İçin Kolesterol Düşürme Yöntemleri
Kolesterol kadınlarda ve erkeklerde farklı şekillerde ortaya çıkar.Kadınları etkileyen hormonal değişiklikler, hamilelik ve menopoz dönemlerinde seviyelerin değişmesine de neden olur. Tek yapmanız gereken, kadınlar için normal olan kolesterol değerlerini ve kendi doğanıza göre kolesterol seviyelerinizi en iyi nasıl düşürebileceğinizi öğrenmek. 


Kolesterolün bedenimizde doğal olarak bulunan bir yağ olduğunu, sağlığımız için çok önemli ve zaruri fonksiyonların yerine getirilebilmesine yardımcı olduğunu biliyoruz. Söz konusu kadınlar olduğunda bu durum hormon üretimi, D vitamini ve safra asitleri ile de bağlantılı bir hal alıyor. Kana taşınabilmesi için, LDL ve HDL lipoproteinlerine gereksinim duyuyor. Bunlardan birisi dengesiz hale geldiğinde sağlık sorunu riskleri ortaya çıkmaya başlıyor.

Kadınlarda yüksek kolesterol nedenleri


Menopozdan önce yüksek kolesterol

Menopozdan önce yüksek kolesterole neden olabilecek çeşitli risk faktörleri bulunmaktadır. Bu durum genelde 50 yaşından önce ortaya çıkar, ve kadınların çeşitli ilaçlar kullanmasını veya beslenme düzenlerini değiştirmesini gerektirir. Nedenleri ise;
  • Hamilelik: Hamilelik sırasında, plasenta oluşumu nedeniyle östrojen ve hormon seviyelerinde artış olur. Kolesterol, östrojen ve plasental hormonların oluşumu için çok önemlidir. Ve bunların hepsi yüksek kolesterole neden olur. Ayrıca kadınların yaşadığı anabolik değişim de yüksek kolesterole neden olur. Düzenli kontrollerinize gitmeyi unutmayın. Doktorunuz size en uygun tedaviyi sunacaktır.
  • Doğum kontrol hapı kullanımı: Bu hapların çoğu östrojen ve progestin içerirler. Bu maddeler trigliseridleri ve kolesterol seviyelerini etkileyip, HDL ve LDL seviyelerinde değişikliklere neden olur.
  • Hipotroidizm: Son dönemde yapılan çalışmalar hipotroidizmin, tiroiderin çok az tiroid hormonu üretmesine neden olarak metabolizmayı yavaşlattığını göstermektedir. Bu da kolesterolün yükselmesine neden olur çünkü tiroid seviyeleri karaciğerin kan işleme kapasitesini etkiler. Bunu unutmamalısınız.
  • Böbrek yetmezliği: Böbrek yetmezliği, böbrekler düzgün işleyemediği için kanda lipidlerin birikmesine neden olur. Bu da kolesterol seviyelerini yükseltir.
  • Obezite: Bu en bilinen ve en sık rastlanan nedendir. Birikmiş olan yağlar HDL ve LDL seviyelerinin dengesizleşmesine neden olur, kolesterolü yükseltir, damarlara takılan yağ miktarını arttırarak damar sertleşmesi riskini ortaya çıkarır.

Menopoz sırasında kolesterol

  • Menopoz sırasında kolesterolün yükselmesi doğaldır. Kadınlar bazen kendilerine iyi bakmaları ve sağlıklı beslenmelerine rağmen kolesterollerinin yükselmesini anlayamadıkları için öfkelenirler. Peki, bunun nedeni nedir? Bunun nedeni menopoz sırasında oluşan östrojen dengesizlikleridir. Bu noktaya kadar seviyeleri iyi olsa bile, 50 yaşından sonra kan akışındaki kolesterol arttığı için değişmeye başlarlar. Bunu aklınızda tutun ve doktorunuza danışın. Bazen hormon tedavisi kolesterol dengelerinin düzelmesini sağlayabilir.

Kadınlar için kolesterolle savaşmak

Kırmızı ve mavi meyvelerin gücü

  • Karpuz, nar, çilek, böğürtlen, yabanmersini, erik… tüm bu mavi ve kırmızı meyveler kan şekerini düşürür, kötü kolesterolle savaşır ve kalbe iyi gelir.
  • Ayrıca kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu oluşmasını da önlemeye yardımcı olurlar. Bu meyveler inanılmaz faydaları olan harika antioksidanlardır.
  • Ayrıca bu meyveler kolesterol seviyelerini düşürme konusunda çok etkili olan antosiyaninler içermektedir.
  • Özellikle kadınların sağlığı için çok önemli ve önerilen bu meyvelerden isterseniz bir meyve suyu hazırlayabilir veya sabahları yulaf ile karıştırarak yiyebilirsiniz.

Sağlıklı bir beslenme düzeni için öneriler

  • Hazır pastane ürünleri, yağ, katkı maddeleri, süt ürünleri, kırmızı et, kızarmış veya baharatlı yiyecekler yemeyin.
  • Meyve, sebze, yeşil yapraklı sebze, tam tahıl, yulaf, keten tohumu, kuru meyve ve tofu tüketiminizi arttırın.
  • Daima zeytinyağı kullanın.
  • Yiyeceklerinizi mümkün olduğunca kızartmak yerine fırında pişirin.
  • Egzersiz yapın. Her gün 40 dakika yürümeniz yeterli olacaktır. Ayrıca tüm gününüzü masa başında oturarak geçirmemeye çalışın.

CHİA TOHUMLARI KİLO VERMEYE YARDIMCI OLABİLİR Mİ?

                                                                                                     


Yeni bir bitki ile tanışmaya hazır mısınız? Chia bitkisi hakkındaki gerçekler? Chia tohumları gerçekten kilo vermeye yardımcı olabilir mi? Chia nedir?
Zengin protein, yağ ve lif içeriği ile Aztekler’in en önemli besin kaynağı olan chia tohumunun kökeni Meksika ve Guetemala’nın bereketli topraklarında yetişen bir adaçayı türünün (Salvia hispanica) tohumlarıdır. Zengin protein, yağ ve lif içerdiği ile Aztekler’in en önemlisi besin kaynağı olan chia maya dilinde güç anlamına gelir. Bitkinin tohumları bitkisel omega-3 bakımından zengin; yani alfa-linolenik asit (ALA) taşıyor. Keten tohumu dâhil olmak üzere tüm bitkiler arasında en yüksek oranda omega-3 yağ asitleri içerdiği gibi, omega 3 deposu olarak bilinen somondan da daha yüksek oranda omega 3 içerir. Amerika ve Avrupa’da giderek popüler bir ürün haline gelen bu bitki ile iligli sorular gelmeye başlayınca biraz detay anlatmak istedim. Ülkemizde yaygın satış ağı yok ancak bu işe meraklı olanlar satış kanallarına çabukça ulaşıyor veya yurt dışından getiriyorlar.
Besin değerleri
Ortalama 2 yemek kaşığı chia 139 kalori, 4 gram protein, 9 gram yağ, 12 gr karbonhidrat ve 11 gram lif içeriyor. Ayrıca vitamin ve mineral yönünden de kıymetli. 100 gram tükettiğinizde kalsiyum, demir ve magnezyum ihtiyacınızın yarısından fazlasını karşılamış oluyorsunuz.
Nerelerde kullanılıyor
Chia tohumları her türlü yiyecek ve içeceklere eklenebilir. En sık tahıl, soslar, sebze, yoğurda serpilip veya içeceklere karıştırılabilir. Aynı zamanda su ile karıştırılıp jel haline gelmiş şeklide kullanılabilir.Bu şekilde yapılmış puding ve çorbalar ve lezzetli içecekler hazırlamak mümkün
Chai kilo vermeye yardımcı mı?
Chai tohumunun kilo vermeye katkısı olduğu yönünde düşünceler var, bunun sebep olarak su ile temas ettiğinde oluşan jel yapının tok kalmaya yardımcı olduğu düşünülüyor. ABD ‘de yapılan bir araştırmada BKI 25kg/m2 üzerinde olanlara 12 hafta süresince normal diyetlerine 50 gr/gün chia tohumu ya da plasebo(etkisiz) verilmiş. Bu süre sonunda yapılan değerlendirmelerde chai tohumu verilen bireylerde kan lipit değerlerinde veya kilo verdirici etkisi ile ilgili belirgin bir azalma tespit edilmediği bildiriliyor.
Ancak tok tutmaya yardımcı olması diyete lif, kalsiyum, protein, antioksidanlar ve omega-3 ilavesi için ekleyebiliriz. Ama büyük bir kilo kaybı yarattığını söylemek için daha fazla araştırma sonucu görmek lazım. Kalp sağlığı için olumlu araştırma var fakat hem kalp sağlığı hem de kilo verme için araştırma sayısı kısıtlı. Yine de besin öğeleri içeriğine bakıldığında kalp sağlığı, kemik sağlığı, sindirim sistemi ve kalp hastalıklarına faydalı olabileceğini söyleyebiliriz
Görünen o ki önümüzdeki günlerde çok daha fazla bu bitkiden bahsedeceğiz. Yurt dışı pazarda içecek, bisküvi, bar, enerji karışımı, puding, tahıl gevreği ve pek çok ürüne girmiş olan chia bizim de tariflerimize girmeye başladı bile.kolay tarafı koku ve tad açısından baskın bir lezzeti olmaması bu yüzden hem tatlı hem tuzlu tariflerde kolayca kullanılabilir.
Chia ile meyveli pudding
2 yemek kaşığı chia
1 su bardağı badem sütü
4 hurma ( çekirdekleri çıkartılmış)
1 tatlı kaşığı keçi boynuzu unu veya kakao
1 tatlı kaşığı vanilya
Yarım muz, yarım şeftali ,10 çekirdeksiz üzüm
Badem sütünün içine chia tohumlarını ekleyip 1 saat buzdolabında bekletin daha sonar hurmaları minik doğrayın, kakao ve vanilya ile birlikte bu karışıma ekleyin belnder yapın. Buzdolabında yarım saat daha beklettikten sonra. Ayaklı bir kadeh veya bir cam kaseye biraz meyve biraz chia pudding ekleyerek kat kat ilave edin.
100 gram chia
Enerji 486 kalori
Karbonhidrat 42.12 g
Diet posası 34.4 g
Yağ 30.74 g
doymuş 3.330
teklidoymamış 2.309
çokludoymamış 23.665
Protein 16.54 g
Tiamin( B1 vitamini)(54%)
0.62 mg
Niasin (59%)
8.83 mg
Kalsiyum (63%)
631 mg
Demir (59%)
7.72 mg
Magnezyum (94%)
335 mg
Fosfor (123%)
860 mg
Çinko (48%)

SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIK TARİFLERİ

                           


Muzlu Suşi

Bu tarifi uygulamanız için suşi ustası olmanıza gerek yok! Pratik ve farklı bir atıştırmalık için kolları sıvayın, muzlu suşi yapmak 10 dakikanızı alacak. Bütün bir muzu soyun, üstünü tamamen kaplayacak şekilde fıstık ezmesi sürün. Üzerine susam ve haşhaş ekleyin. Muzu dilimleyerek servis edebilirsiniz.

Meyve Salatası

Sağlıklı atıştırmalık dendiğinde akla ilk gelen elbette meyve salatası olacaktır. Size besleyici ve bir o kadar da pratik bir salata tarifimiz var. Kivi, çilek ve mangoyu küp şeklinde doğrayarak kaseye alın. Üzerine limon suyu, nane ve balı karıştırarak elde edeceğiniz sosu ekleyin. Salatanız hazır!

Sağlıklı elma

Çikolata severler ve sağlığına dikkat etmek isteyenler için pratik bir tarif var. Elmaları dilimleyin. Erittiğiniz bitter çikolataya elma dilimlerini yarıya kadar batırıp çıkarın. Sütlü çikolata da kullanabilirsiniz ancak bitter çikolatanın sağlığınız için daha faydalı olacağını unutmayın. Çikolata sosa batırılmış elmalarınızın üzerine fındık ekleyerek servis yapabilirsiniz.

Keten tohumlu elma püresi

Elmaları seviyor ve tarif vermeye devam ediyoruz. Elmaları soyup robotta çekin. İçine keten tohumu ve arzu ederseniz bal ekleyin. Afiyet olsun!

Yoğurtlu nar

Nar mevsiminin geldiği şu günlerde narsız bir tarif düşünülemez! Yoğurt ve balı bir kapta çırpın. İçine biraz kimyon ekleyerek karıştırmaya devam edin. Tanelerini ayırdığınız naraları ekleyerek servis edebilirsiniz. Nar çekirdeklerinden hoşlanmıyorsanız, bu karışıma sadece nar suyu da ekleyebilirsiniz

BAYRAMDA ALINAN KİLOLARI 2 GÜNDE VERMENİN KOLAY YOLU

                                                                           

Her şeyden önce kararlı olun ve aldığınız 1-2 kiloyu vereceğinizi düşünün. Müsait olduğunuz iki günü tespit edin. Bu 2 gün içinde mutlaka bol bol egzersiz yapın. Ayrıca düğün, açılış, arkadaş toplantısı gibi sosyal ortamlardan 2 gün için uzak durun.

İki gün boyunca kızartma, yağlı hayvansal gıda, yağ oranı yüksek tatlılar, beyaz un, beyaz şeker, aşırı soğuk gıdalar, şekerli içecekler ve yağlı şarküteri ürünlerinden uzak durmaya çalışın. Verilen programı düzenli uygulayın. ‘Daha acıkmadım’ diyerek öğün atlamayın, asla uzun süre aç kalmayın.

Bu iki gün boyunca mutlaka günde 2 litre kadar sıcak su için. Sıcak sıvının bir kısmı da bitki çayı olsun. Bu iki gün boyunca gün başına küçük 2 şişe maden suyu için.

Bağırsaklarınızın boşaldığından emin olun. Aşağıda vereceğim tarifi uygulayın. İkinci gün mümkünse sıkı bir ter atıp üstüne iyi bir kese yapın. Eğer imkan varsa hamama veya saunaya gidin, iyice terledikten sonra, üzerine kese de yaptırırsanız çok daha iyi olur. Bu iki günde hızlı kilo vermenize yardımcı; arındırıcı çayı gün boyunca 2-3 fincan için. Yemeklerinize zencefil, zerdeçal, biberiye ve sivribiber, soğan ve sarımsak katın.


                                                         



Detoksu nasıl yapacağız?
Detoks yapacağınız günün bir öncesindeki gece çok ağır bir yemek yemeyin. Sabah beş, altı gibi kalkın. Çünkü çok erken bir saatte bir bağırsak temizliği yapacaksınız. Bağırsak temizliğinin yapılışı:



Malzemeler:
– 2 çorba kaşığı saf Hint yağı. Kabızlık çekenler Hint yağından 3 çorba kaşığı koysun.
– 2/3 su bardağı portakal suyu.


Hint yağını portakal suyunun içine karıştırın ve bir dikişte için. Hint yağının tadı kötüdür ama bağırsak boşaltıcı etkisi kuvvetlidir. Öğleye kadar ortalama 5-6 kez tuvalete çıkmanız gerekir. Ara ara karın gurultusu, artmış karın hareketleri normaldir. 5-6 kere bağırsaklarınız boşaldıktan sonra öğlen saatleri gibi artık tarifini vereceğim çorbadan içmeye başlayabilirsiniz. Mide ülseri, ishal, şiddetli kolit, aşırı kilo kaybı, düşük tansiyon sorunu olan veya ciddi bir tedavi altında bulunanların Hint yağı içmesini önermem.


1. GÜN
– Öğleye kadar bolca ılık su ve detoks çorbası içilecek.
– Öğleden akşama kadar ise yine aynı detoks çorbasını içeceksiniz. Bu çorbanın yanında pirinç, patates, grisini, ekmek, kraker veya başka karbonhidrat tüketmeyeceksiniz. Hatta size verilen çorba dışında başka hiçbir şey yenilmeyecek.
– Aynı gün bedeni aşırı zorlayıcı spor yapmayacaksınız. Sabah yaklaşık 1 saat yürüyüş veya buna denk egzersiz yapacaksınız. Akşam üstü saatlerinde de yürüyüş veya buna denk egzersiz yapmanız iyi olur.


Detoks çorbası tarifi – Malzemeler:1.5 litre su

Toplamı 1 kiloya yakın kabak, taze fasulye ve semizotu
2 orta boy soğan
4-5 diş sarımsak
6-7 yaprak tere
7-8 adet orta boy saplarıyla beraber maydanoz
2 adet orta acılıkta sivri biber
1 küçük veya yarım iri kırmızı pancar
1 kahve kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı zencefil
2 kahve kaşığı zerdeçal
1 çimdik tuz.


Hazırlanışı: Bildiğiniz usulde çorbayı pişirin. Çorbaya sadece 1 tatlı kaşığı sızma zeytinyağı koyabilirsiniz. Çorbayı isterseniz blendırdan geçirebilirsiniz. Hazırladığınız çorbanın yeterince iyi pişmiş olmasına dikkat edin.

Erken kalkmanız önemli. Erken kalkmak metabolizmanın canlanması açısından önemlidir.

SABAH 08.00: 1 bardak ılık az limonlu su için. Sonrasında acıkana kadar çorbayı içmek için bekleyin. Öğleye doğru veya öğleden sonraki saatlerde artık bol bol detoks çorbası içmeye başlamış olmalısınız. Her iki saatte bir 1 kase detoks çorbasından için. Akşama kadar başka bir şey yemeyeceksiniz. Sadece size tarifini verdiğim ödem çözmeye yardımcı çayı ve bol sıcak su ile beraber soğuk olmayan 2 küçük şişe maden suyunu içeceksiniz. Aynı gün içerisinde fazla tuz tüketimi olmamalı. Çünkü fazla tuz bedende su tutulmasını arttırır. Oysa biz bugün bol bol idrara çıkılmasını hedefliyoruz. Akşam saat yaklaşık 20.00-21.00 sıralarında artık çorba içimini de kesmeli ve o gece erken yatmalısınız. Yatma saatine yakın içeceğiniz 1 fincan melisa çayı daha rahat bir uyku için size yardımcı olacaktır.


2. GÜN
Bugün diyeti harfiyen yapmalısınız. Sabah yine güne 1 bardak ılık su ile başlayacaksınız. Ancak bugünkü sadece limonlu ılık su değil, aynı zamanda ballı limonlu su olacak. Bal sadece yarım tatlı kaşığı kadar, limon ise 8-10 damla olacak. Sabah saatlerinden öğlen saatlerine kadar sadece ılık komposto içilecek


Komposto tarifi – Malzemeler:
1 elma
1 kabuk tarçın
8-10 adet taze siyah çekirdekli üzüm
2 bardak su
1 kahve kaşığı toz veya taze zencefil
Hazırlanışı: 1 adet elma kabuklarıyla beraber, 1 adet kabuk tarçın, 8-10 adet taze siyah çekirdekli üzüm, 2 bardak su, 1 kahve kaşığı toz veya taze zencefil kaynatılacak. Kompostonun içine şeker konulmayacak. Diri kalmasın..

ÖĞLE SAATLERİNDEN SONRA... 12.00: 1 kase az zeytinyağlı, ılık semizotu yemeği, 1 dilim siyah ekmek 14.30: 1 kase dünkü detoks çorbasından 16 30: 1 kase semizotu yemeği 18.30: 1 kase karışık meyve salatası (Soğuk olmayacak ve üzerine bol toz tarçın serpilecek). Ayrıca 3 adet ceviz içi yenilecek. 20.00: 1 kase daha çorba ve ıspanak yemeği yenilecek. Yine bolca sıcak su ve soğuk olmayan 2 küçük şişe maden suyu ve 2-3 fincan tarifini verdiğim zayıflamaya yardımcı çaydan içilecek.

Bölgesel incelmeye yardımcı masaj yağı – Malzemeler:
– 1 tatlı kaşığı susam yağı
– 10 damla kekik yağı
-5 damla biberiye yağı
– 10 damla portakal yağı


Hazırlanışı: Tüm malzemeleri bir kapta karıştırın. Ardından şişkinlik, fazlalık ve selülit olan bölgelere hızlı hızlı, kızartacak şekilde bu yağ ile günde 10 dakika kadar masaj yapın. Bu masajı 3 hafta boyunca sabah ve akşam düzenli olarak yapanlar farkı görecekler. 

(Ender Saraç)





nevbahar.samanyoluhaber com dan alıntı

ZAYIFLATAN LEPTİN HORMONUNU SALGILATMAK İÇİN NE YAPMAK GEREKİYOR?

                                                              


LEPTİN HORMONUNUN SALGILANABİLMESİ İÇİN NE YAPMAK LAZIM?

Çok basit bir anlatımla, bir şeyler yediğimiz zaman pankreasımız önce 2 saat insülin hormonunu salgılıyor. Ardından 2 saat da glukagon denen hormon salgılanıyor. Bu iki hormonun görevi, yediğimiz besinleri enerjiye dönüştürmek, enerji olarak harcanmayanları da yağa dönüştürerek depolamak. Yemek yememizin üzerinden 4 saat geçip insülin ve glukagon salgıları tamamlandıktan sonra işte bizi zayıflatan LEPTİN hormonu salgılanmaya başlıyor.
Leptin hormonu bizim depolarımızdaki yağları kullanarak vücudumuzun enerjisini sağlıyor.

Gündüz leptin hormonunun salgılanabilmesi için ne yapmamız lazım? 

Leptin hormonunun gündüz de salgılanmasını istiyorsak günde 2
veya 2,5 öğün yiyor olmamız öğünler arasındaki zamanı açmamız gerekiyor. Bu konuyu bir örnekle açıklamaya çalışalım. Saat 09:00 da kahvaltı yapan bir kişinin saat 11:00 'e kadar insülin hormonu salgılanacak. 11:00 13:00 arası 2 saat de glukagon hormonu salgılanıyor olacak. 13:00'ten sonra yağlarımızı yakacak leptin hormonu devreye girebilecek. Tabii ki ağzımıza 9 dan sonra hiçbir şey atmadıysak. 13:00'ten sonra açlık hissetmeden yemek yemediğimiz her sürede leptin depodaki yağlarımızı kullanarak enerjimizi sağlıyor olacak. Saat 16:00 da yemeğimizi yiyor olursak 3 saat leptin sayesinde yağlarımızı yakmış olacağız. Yemeği saat 17:00 gibi yiyecek olursak bu sefer de 4 saat depodan yemiş olacağız.

DÜŞÜK KALORİLİ DİYETLERİN VÜCUDA VERDİĞİ HASARLAR

                                                             

Düşük kalorili diyetler hem verdiğimiz kiloları geri almamızı kolaylaştırıyor hem de bizi sağlığımızdan ediyor.
Bir çoğumuz kilolarımızdan bir an önce kurtulmak için bu hataya düşüyoruz ama unuttuğumuz bir şey var ki düşük kalorili diyetlerle verdiğimiz kiloları geri almak çok kolay oluyor. Üstelik bu diyetlerle aç kalarak hem psikolojik hem de fizyolojik sağlığımızı bozuyor.Kadın ve kadın internet sitesinin haberine göre bu diyetlerin vücutta yarattığı hasarlar şöyle...
1- Bağışıklık sisteminin bozulması
2- Hastalıklara sık yakalanma
3- Depresyon
4- Beyin fonksiyonlarında bozulma
5- Demir eksikliği
6- Osteoporoz
7- Bozulmuş kan şekerleri ve insülinleri
8- Düşük tansiyon
9- Sağlıksız cilt, saç, tırnak
10- Genel olarak sağlıksız bir görünüm
11- Adet düzeninin bozulması
12- Tiroit hormonlarının aktifliğini yitirmesi
13- Yüksek kolesterol
14- Böbrek ve karaciğerdeki yüklerin artması

SAF PROTEİN DİYETİ

                                                                                   

1-10 gün arasında değişen bir dönemde on ayrı kategoriden gıdalarla beslenme hakkınızın olduğu saf protein diyeti ile sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturabilirsiniz...
Bu on kategoriden hangisi hoşunuza giderse, sınırsız olarak ve günün istediğiniz saatinde tüketebilirsiniz. Bu gıdaları birbiri ile karıştırmakta da serbestsiniz. Bu gıdalar arasından, diğerine hiç dokunmadan yalnızca istediklerinizi seçebilir, hatta bir öğün veya gün boyunca bunlardan yalnızca birini de seçebilirsiniz.
Listeye mutlaka sadık kalın. En ufak bir sapma, küçücük bir kaçamak, sınırları azıcık aşmak, ne kadar önemsizde görünse, bir balona iğneyle dokunmaya benzer. Zararsız gibi görünene bir kaçamak, bu sınırsız yeme özgürlüğünüzü kaybetmenize yol açacaktır.
1.Kategori: Yağsız etler
Sığır eti; Kızartılmış veya ızgarada, özellikle biftek, fileto, bonfile ve kapamalık parçalarına izin verilir.
Dana eti; Önerilen parçalar dana rosto, biftek ve eğer kolesterol düzeyiniz izin veriyorsa dana karaciğerdir.
Not: Kuzu eti önerilmez.
Bu etleri kullanırken yağsız pişirmeye özen gösterin. Kızartma tavanızın dibine birkaç damla sıvı yağ döküp bunu kâğıt havluyla tavanın zeminine yedirin. Önerilen pişirme şekli ızgaradır. Yağlı kâğıtta da pişirilebilir. Haşlamada yapabilirsiniz.
2. Kategori: Sakatatlar
Bu kategoride yalnızca ciğer ( dana, sığır ya da kümes hayvanlarının ciğeri ) ve dil yenile bilinir.
3. Kategori: Balık
Bu besin gurubunda hiçbir kısıtlama ya da sınırlama yoktur. Ton balığı konservesi yağsız olmak koşulu ile yenile bilinir. Limon suyu döküle bilinir. Çeşitli otlar kullanıla bilinir. Fırın, ızgara, yağlı kağıtta pişirile bilinir.
4. Kategori: Deniz Ürünleri
Kabuklular ve yumuşakçalar bu guruba girer; karides, yengeç, midye, ıstakoz, kerevit vb.
5. Kategori: Kümes Hayvanları
Ördek ve kaz gibi düz gagalılar dışında, derisi alınmak kaydıyla bütün kümes hayvanları yenile bilinir. Pişirme sırasında eti kurumasını önlemek için deriyi en son tabağınızdayken ayırın. Kanat haricinde tavuğun her yerini yiyebilirsiniz. Beyaz eti en az yağ içeren kısmıdır. Hindi etinin her şekli; dilimlenerek tavada ya da butları fırında, mantar ve sarımsakla pişirile bilinir.
6. Kategori: Az Yağlı ya da Yağları Ayıklanmış Jambon
Son yıllarda, yüzde 2-4 arasında değişen yağ oranıyla en yağsız et ve balıklardan daha az yağlı olan, hafif tütsülenmiş tavuk ve hindi etleri marketlerde bolca bulunuyor. Bunlara izin var hatta kolay erişilmeleri nedeniyle rahatlıkla yiyebilirsiniz.
7. Kategori: Yumurtalar
Yumurtalar katı, rafadan, çılbır ya da yapışmaz tavada omlet olarak pişirilebilinir, unutulmaması gereken tek şey tereyağı ya da sıvı yağ kullanılmaması gerektiğidir. Farklı lezzetler yakalamak için içerisine peynir, jambon vb. konula bilinir. Dilerseniz omletinizin içerisine kavrulmuş soğan, ince kıyılmış maydanozda ilave edebilirsiniz. Yalnız kolesterol seviyesi yüksek olan kişilerin özellikle yumurtanın sarısını yerken dikkatli olmaları gerekir. Gün aşırı yenilmesi gerekir. Beyazı ise serbest istenildiği kadar yenile bilinir.
8. Kategori: Yağsız Süt Ürünleri ( yoğurt, beyaz peynir ve diğer süt ürünleri )
Yağsız meyveli yoğurtlara da izin vardır. Ancak günde bir kutu yenebilir.
9. Kategori: Günde 2 Litre Su
Bu listedeki tek zorunlu kategori budur, diğerleriyse isteğe bağlıdır. Sıvı alımı kesinlikle gereklidir ve tartışmasız kabul edilmelidir. Su haricinde maden suyu, kahve, çay, yeşil çay, neskafe ( dilerseniz light süt ilave edebilirsiniz ), diyet ( light) içecekler içebilirsiniz.
10. Kategori:1.5 Çorba Kaşığı Yulaf Kepeği
Yulaf kepeği, fazla kilolarınla mücadelende doygunluk hissi ve kalori kaybı sağladığından, değerli bir müttefiktir.
İsterseniz 1.5 çorba kaşığı yulaf kepeğini yoğurdunuzun içersine katarak yiyebilirsiniz veya aşağıda vereceğim galetayı yaparak da kullanabilirsiniz.
Yulaf kepeği galetası: 1.5 çorba kaşığı yulaf kepeğini bir kaseye koyun. İçine 1.5 çorba kaşığı yağsız beyaz peynir ( ya da lor ) veya yoğurdu, bir yumurtanın beyazını ya da kolesterol sorunu yoksa tamamını ekleyin. 1 çorba kaşığı aspartamla tatlandırın ya da damak zevkinize göre hafifçe tuz ekleyin. Hepsini güzelce karıştırınız. Elde ettiğiniz hamuru, önceden birkaç damla sıvı yağı bir parça kâğıt havluyla her yerine dağıttığınız, yapışmaz kaplamalı bir tavaya koyun. Her iki tarafını 2-3 dakika pişirin.
Hazırladığınız galetaları sabah yiyebilirsiniz veya öğleden sonra bir dilim jambonla da tüketebilirsiniz.
Ekstralar
• Yağı alınmış kutu sütleri çaya ve kahveye ilave edile bilinir.
• Sirke, baharatlı otlar (maydanoz, dereotu, vb ) kekik, her çeşit sarımsak, soğan vb. baharatlar için kısıtlama yoktur. Hatta yenilmeleri önerilir.
• Salatalık turşusu ve soğan da yenile bilinir. Ancak fazla tüketilmemelidir.
• Balıklara limon sıkıla bilinir.
• Tuz ve hardal makul ölçülerde kullanıla bilinir. Tuz mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır (Özellikle menopoz dönemi öncesi kadınlar). 
• Sakızlar da rejim sırasında ağızda bir şey çiğneme adına yararlı olur (Yalnız şekersiz olmak koşuluyla).
Birkaç Genel Öğüt
• Ne kadar isterseniz o kadar yiyin. Unutmayın ki rejimin sırrı çok ve açlık hissi doğmadan önce yemektir. Böylece, bu listenin dışında kalan gıdaların cazibesine yenik düşme riski ortadan kalkar.
• Asla öğün atlamayın.
• Her yemekte su için.
• Diyetiniz için gerekli gıdaları asla atlamayın. Elinizin altında veya buzdolabını da, her zaman bu on kategorideki besinlerden geniş bir yelpaze bulundurmalısınız.
• Bir gıdayı tüketmeden önce, listede bulunduğundan emin olun.
• Kahvaltıyı atlamayın. Kahvaltıda şekersiz veya aspartam ile tatlandırılmış çay, kahve ( yağsız süt de eklenebilir ) rafadan yumurta, bir dilim hindi veya tavuk jambon tüketile bilinir. Yulaf kepekli galeta da pişirile bilinir. Günde 1.5 çorba kaşığı yulaf kepeği dozunun aşılmaması gerekir.
• Sık tartılın, özellikle de ilk üç gün. Her saat başı bile farklı sonuçlar görebilirsiniz.
Bunlara Dikkat!
İki gün boyunca hafif bir yorgunluk hissedebilir ve uzun süreli çaba harcamanıza gerektirecek işlere kalkışmayı istemeyebilirsiniz. 3. Günden itibaren yorgunluk hissi ortadan kalkar ve yerini bir rahatlamaya ve baskülde motive edici rakamların sağladığı bir dinamizme bırakır.
3. Günden sonra açlık hissedilmez. Ağız kokusu ve ağız kuruluğu hissi oluşabilir. Bu da zayıflamakta olduğunuzun belirtisidir. Daha çok sıvı tüketerek bunları hafifletebilirsiniz. 4. Günden sonra kabızlık görülebilinir. Fazla sıvı tüketmeyenler bu konuda daha hassastır. Kabızlık sizi çok rahatsız ederse yoğurdunuzun içerisine buğday kepeği de ilave edebilirsiniz.
Diyeti 3 - 5 gün uygulayacaksanız vitamin alınmasına gerek yoktur. Fakat 7- 10 gün uygulanacaksa her gün multi vitamin alınmalıdır. Diyet kadınlarda regl döneminden önceki 3-4 günde uygulanmamalıdır. Çünkü o dönemde vücutta su tutulduğu için zayıflasa dahi bunu gözlemleyemeyebilir. Regl sona ermesi beklenmelidir.
Bu diyet 3 gün uygulanırsa beklenen kilo kaybı 1 – 2,5 kg arasıdır. 1 günlük uygulanırsa genellikle 1 kg verilir. 5 gün uygulanırsa 2 – 3 kg kilo kaybı görüle bilinir.

GASTRİT DİYETİ

                                                                        

Gastrit, mide astarındaki iltihap ya da tahriştir. Gastritin en bilinen belirtileri arasında; mide bulantısı, karın bölgesinde rahatsızlık, şişkinlik, mide krampları, hazımsızlık, kusma, iştah kaybı, hıçkırık tutması ve siyah renkte dışkı yer alır. Belirtiler aniden gelişebilir (akut) ya da belli bir zaman içinde ortaya çıkabilir (kronik). Gastritin bir çok nedeni vardır; stres, sıklıkla kusmak, bakteriyel ve viral enfeksiyonlar, safra reflüsü ve vitamin B12 eksikliği gibi... Akut gastrit nedeni ise çoğunlukla, aşırı alkol almak ve uzun süre anti iltihabi ilaç kullanmaktır.
Gastrit teşhisi, fiziksel belirtilerin incelenmesi ve hastanın tıbbi geçmişi ile aile geçmişinin analizi yapılarak konulur. Doktor teyit için; kan testi, dışkı testi yaptırabilir, üst endoskopi ve diğer görüntüleme testleri uygulanabilir. Teşhisin tam olarak konulmasından sonra doktor, belli tedavi seçeneklerini reçete edebilir. Bunun yanında, gastrit semptomlarının yatışması için belli bir diyet planı tavsiye edebilir. Gastrit hastaları için diyet planına bir göz atalım. 

Gastrit Diyeti

Gastrit hastalarının diyeti kolayca sindirilebilecek gıdaları içermelidir. Gastrit sorunu yaşayan kişiler için özel bir diyet planı yoktur. Aslında kişi kolay hazmedilebilen dengeli bir diyet takip edebilir. Küçük porsiyonlarla ve sık yemek gerekli değildir, aksine düzenli olarak öğününde yiyilebilir. Sık yemek, midedeki asit salgısını arttırarak gastrit semptomlarını ağırlaştırabilir.

Süt ve süt ürünleri midedeki asit salgısını arttırır, bu tür gıdalar günlük maksimum 3 porsiyon ya da eğer mümkünse üç porsiyondan daha az tüketilmelidir. Az yağlı gıdalar seçmek, mide tarafından üretilen asidin kontrol edilmesine yardım eder. Unutulmamalıdır ki, beslenme yeterli miktarda lif içermelidir. Lifin mide rahatsızlığını arttırdığına ilişkin yaygın inanışın aksine, lifçe zengin gıdaların sindirim sağlığını iyileştirdiği ve düzenli bağırsak hareketlerini sürdürdüğü gözlenmektedir. Gastrit hastaları için etkin bir beslenme, ıspanak ve havuç suyu karışımı olabilir.

Bazı meyve ve sebzeler midede gaz oluşturabilir. Bu tür gıdalar arasında; lahana, brokoli, kuru fasulye, soğan, bezelye ve kabuklu meyveler de vardır. Mide ekşimesine sebep oldukları için, domates ve narenciye sularının alımını sınırlandırmak her zaman tavsiye edilir. Bir gastrit hastası, mide sorunlarına sebep olan gıdaların farkında olmalıdır.

Gastrit hastaları kesinlikle alkolden ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmalıdır. Kırmızıbiber ve karabiber, acı biber ve acı biber tozu gibi baharatlar mide astarını tahriş edebilir. Midede asit üretimini arttırabilecek diğer yiyecekler; kakao, çikolata, kahve ve çay gibi kafeinli ürünlerdir. Eğer sonrasında mide bozukluğunuzu arttırıyorlarsa, bu tür ürünlerden uzak durun.
Vücut sıvınızı korumak ve asit salgısını en aza indirmek için her gün 6-8 bardak su ve diğer az asitli meyve suları tüketilabilir. Bu diyet planları, eğer takip edilirlerse, gastritin uygun şekilde tedavisine yardım edecektir. Gastrit mümkün olduğunca erken tedavi edilmelidir. Akut gastriti olanlar birkaç gün içerisinde iyileşebilirler. Diğer yandan kronik gastritin iyileşmesi genellikle daha uzun zaman alır. Eğer gastrit tedavi edilmeden uzun süre bırakılırsa, artan kan kaybı ve devamında mide kanseri gibi ciddi sağlık komplikasyonlarına neden olabilir.

HOLLYWOOD DİYETİNİN MUCİZE FORMÜLÜ



Madonna, Carmen Electra, Catherine Zeta Jones ve Sharon Stone gibi ünlülerin tercih ettiği ‘Hollywood Diyeti'ne 1 ay boyunca devam edenler 12 ila 16 kilo verebiliyor. Diyetin temeli, sıvı alımına dayanıyor. Haftanın 2 günü üst üste sadece meyve suyu içiliyor. Bu arada günde en az 8 bardak su da tüketiliyor. Hollywood Diyeti'nin mucidi Dr. Joel Fuhram, ani kilo kaybına karşın diyetin hiçbir sağlık sorunu yaratmadığını belirterek şöyle diyor:

                                                                        


Hem de çok sağlıklı "Bu diyet, meyve suları sayesinde vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin yüzde 75'ini karşılıyor. Ayrıca 2 gün sadece meyve suyu içtiğiniz için, meyvelerin antioksidan özelliği ile vücudunuzu yiyeceklerin, sigara ve alkolün zehirli artıklarından arındırmış oluyorsunuz. Kalan günler sadece salata, pişmiş sebze ve beyaz et yeniyor." İşte ‘mucize'nin formülü:

1. GÜN Gün boyunca dilediğiniz kadar mevye suyu içebilirsiniz. Bunun dışında yiyecek yok. 6-8 bardak kadar da su için.

2. GÜN Dilediğiniz kadar meyve suyu için, yiyecek kesinlikle yasak. 6-8 bardak da su için.

3. GÜN Kahvaltı: 2 dilim kepek ekmeği, 2 dilim yağsız dil peyniri, domates, salatalık, 1 katı yumurta, ıhlamur veya meyve çayı. Öğle: Limonlu ve çok az zeytinyağı gezdirilmiş bol yeşil salata. Akşam: 100 gr. yağsız ızgara tavuk eti ve az miktar zeytinyağı ile pişmiş, limonlu 1 tabak taze brokoli.

4. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız dil peyniri, domates, salatalık, ıhlamur veya meyve çayı. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram mantar ve 2 yumurta ile yapılmış yağsız omlet.

5. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız beyaz peynir, domates, salatalık, ıhlamur veya meyve çayı. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram ızgara balık eti, yanında haşlanmış brokoli.

6. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız dil peyniri, 1 kaşık diyet reçel, meyve çayı veya ıhlamur. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram ızgara tavuk, yanında az yağda pişmiş 1 porsiyon kabak.

7. GÜN Kahvaltı: 2 dilim yağsız dil peyniri, 1 kaşık diyet reçel, meyve çayı veya ıhlamur. Öğle: Bol yeşil salata. Akşam: 150 gram balık eti, yanında haşlanmış 1 porsiyon brüksellahanası.

BU KURALLARA DİKKAT! • Diyet boyunca kırmızı et, şeker, yağ, unlu gıda, baklagiller kesinlikle yasak. • Akşam yemekleri en geç 18.00 de; daha sonra hiçbir şey yenmeyecek. • Kremalı, sütlü kahve, alkol yasak. • Hamileler ve diyabet hastaları bu diyeti uygulayamaz. • Haftanın 5 günü en az 30 ar dakikalık yürüyüş veya orta tempolu egzersiz yapılacak. • Bu diyete başladınız mı, 1 hafta devam etmeniz şart.

KURT ADAM DİYETİ (DOLUNAY DİYETİ)

                                                                       

Son günlerde çok revaçta olup herkesin dilinde olan bir diyet var; Kurt Adam Diyeti! Dolunay Diyeti de denilen bu diyet son günlerde özellikle ünlü isimlerin zayıflamasına yardımcı olduğu için pek popüler oldu. Kurt Adam Diyeti'ni Madonna ve Demi Moore kadar ünlü olan isimlerin tercihi olarak uygulanıyor. Bu büyük yıldızların Kurt Adam Diyeti ile çok hızlı bir şekilde kilo verdikleri hatta bu miktarın günde üç kilo vermeye kadar gittiği belirtiliyor.
 
Diyetin uygulanma prensibi ise, Ay'ın Dünya'ya karşı konumuna göre uygulanması. Dolunay Diyeti olarak da geçen kurt adam diyeti'ne göre medcezir zamanı suların geri çekilmesi ve yükselmesi vücudunun %70'i su olan insanı da etkiliyor. Bu medcezir dönemlerinde uygulanan diyetin yeni ay'da ve dolunay'da yapılacak birkaç günlük sıvı detoksu ile toksinleri bünyeden çok daha hızlı, kolay ve etkili atıldığı düşünülüyor. Kurt Adam Diyeti uygulayacak kişiyi, aç bırakmadığı gibi tek günde forma girmeyi de sağlayabiliyor.
 
Temel Dolunay Diyeti: Günün 24 saati uygulanmaktadır. Tüm besin ihtiyaçları su ve meyve suyu tüketilerek giderilir. Gün sonunda ise vücut toksinlerden arınmış bir şekilde 3 kiloya kadar verdirebilir.
 
Genişletilmiş Dolunay Diyeti: Dolunay ve Yeni Ay'ın olduğu Ay'ı takip etmeyi gerektirecek günlerde yapılması gereken diyettir. Tıpkı temel Dolunay Diyetinde olduğu gibi bir gün boyunca su ve meyve suyu tüketilir. Bunların dışında kesinlikle bir şey tüketilmez. Başlangıçtan sonra ayın belirli günlerinde diyetin diğer aşamaları yapılır.
 
Kurt Adam Diyet'inde;
Günde 2,5 Lt su alımının yapılması gerekiyor. Bir kısmı, yaklaşık 1 litre kadarı bitki çaylarından karşılanabilir olsa da,1.5 lt muhakkak yalnızca su olarak tüketilmelidir. Günde 2.5 lt sıvı tüketilmesi şarttır. Diyet boyunca kahve, gazlı içecekler ve siyah çay kesinlikle önerilmez. Ağır kalp ve şeker hastaları dolunay diyetini uygulamaları uygun değildir.
 
Kurt adam diyeti size 24 saat içerisinde 6 kilo kadar kilo kaybettirebilme potansiyeline sahiptir. Bu kilo kaybının bir kısmı su olsa da, genel olarak yağ kaybedilir. Şayet ertesi gün önemli bir görüşmeniz, buluşmanız var ise ve elbiseniz için biraz fazlalığınız varsa, bu diyet tam size göre! Eğer ayın her döngüsünde bu diyeti uygularsanız fazla kilo derdinizi başınızdan kolayca savabilir, hatta beslenme alışkanlığına göre yıl boyu düzenli olarak kilo verebilirsiniz. Ayın tüm evrelerini kapsayan genişletilmiş ay diyetini takip edere, daha fazla kilo kaybedebilirsiniz.
 
Birçok ünlü tarafından savunulan bu Ay Diyetine girmeden önce, tüm besin gruplarını ortadan kaldırdığı ya da belli belli seviyenin altında kalori kısıtlayan bir diyet olduğu ile ilgili kötüleyici dedikodular duymak mümküdür. Aslında zaman zaman aç kalmak bile uzaktan bakıldığında zararlıdır. Aç kalma ile ilgili yapılan birçok araştırma, açlık fikrini destekleyen uzmanlar ile son yıllarda hızlı bir şekilde değişmiştir. Araştırma, önemli sağlık işaretlerinin bir dizi oruçla yani aç kalma ile gelişebileceğini göstermiştir. Yapılan aralıklı diyetler insan ömrünü uzatmaktadır.
 
Bu kurt adam diyet teorisine göre, okyanuslara gel git yaptıran diyet aynı etkiye insan vücudunda da sahiptir. Bu nedenle açlık, ayın belli evrelerine göre vücudunuzdan fazla suyu atma ve toksinlerden arınma gibi etkilere yol açabilir. Yeme düzeni ayın evrelerine göre düzenlenir. Genişletilmiş ay diyetinde önerilenler harfi harfine uygulanırsa kilo kaybına gözle görülür bir şekilde yardımcı olabilir.
 
Vücut Üzerinde Ay'ın Etkisi
Tüm zamanlar boyu, mitolojiye kadar uzanan bir zaman dahilinde Ay'ın insan vücudu üzerindeki etkileri bilinmektedir. Ay'ın yerçekimine, okyasunlardaki gel-gitlere sebep olmasının yanı sıra vücudunun neredeyse %70'i su olan insanın etkisi de yadsınamaz. Örneğin, bir kadının adet döngüsü, ayın döngüsüyle paralel olarak gerçekleşir. Dolunay, bazı saldırgan davranışları uyarır, duyguları etkiler.
 
Yalnızca bir günde 6 kg kaybetme potansiyelinin yanı sıra , bu ay faz temelli diyet, vücudunuzda detoks etkisi yaratmak ve bağışıklık sistemini geliştirmek için harika bir yoldur. İnsanların telaşlı, zor ve stresli yaşam tarzlarında, kişinin diyete özel yemekler pişirmesi, uzun diyet programlarıyla uğraşması güç olabilmektedir. Ay diyeti, hep yapılışı bakımından kolay, hem de kişiye kendini hafif ve sağlıklı hissettirmesi açısından avantajlıdır.
 
Dünya çapında birçok kurt adam diyeti sayesinde olumlu sonuçlar aldı. Bunun yanında hiçbir şekilde sağlığı riske atacak ihtimalleri de barındırmadığı görüldü. Fakat bunların hiçbiri tıbbi tavsiyeler olarak kabul edilmemelidir. Kişi bir diyete başlamadan önce, muhakkak doktoruyla konuşmalıdır. Bu diyet, hamile, bebek emziren ve ağır şartlarda çalışan kadınlar için tavsiye edilmez, bu akıldan çıkarılmamalıdır.

ALKALİ DİYET NASIL YAPILIR?


                                                                  
Alkali diyetin temel prensipleri neler?

Öncelikle alkali ve asit kavramlarını açıklayayım. Basit lise kimya bilgisinden hatırlayacağımız üzere, asitler alkalilerle nötralize olurlar. Yani alkali, asidin zıddıdır. Bunları ölçme derecesi pH’tır. pH, 1-7 arasında ise sıvı asittir ve pH, 7-14 arasında ise sıvı alkalidir. Vücudumuzun içindeki sıvıların neredeyse hepsi alkalidir (yüzde 72’mizin su olduğunu hatırlayalım). Vücudumuzdan attığımız ter ve idrar sıvısıysa yüksek oranda asidik sıvılardır. Bu sıvılar her gün atılır çünkü vücut alkali olmak ister. Temel işleyiş bu kadar basit bir prensibe dayanır. Vücudun asit yükünü artıran besinlerin alkali besinlerle beraber alınması alkali diyetin temel prensibidir.

Asit ve alkali besinler hangileri?

Hazır gıdalar, işlenmiş etler, basit şekerli besinler, şekerli, kolalı içecekler, kızartmalar, cipsler, kömür ateşinde pişirilmiş yiyecekler, beyaz undan yapılmış besinler, tüm işlenmiş unlar, sağlıksız yağlar, katkı maddeleri, hormonlu ürünler... Asitli besinler listesi böyle uzayıp gidiyor. Alkali besinler olan taze sebzeler, çoğu taze meyve, tohumlar (badem vs.), tohum yağları, diğer sağlıklı yağlar (zeytinyağı, balık yağı, avokado yağı, keten tohumu yağı gibi), baharatlar, su. Bu besinler sağlıklı çünkü vücudu alkali yapıyorlar. Vücuttan asit atılım işini kolaylaştırıyorlar. Sağlıklı kalmanın ve kalıcı kilo vermenin en kestirme yoluysa her öğünde tüketilen alkali olan besinlerin miktarlarını asitlendiren gıdalardan 3 kat fazla tutmak.

Alkali diyet uygulaması zor bir diyet mi?


Alkali diyet, aslında şimdiye kadar doğru bildiklerimizin toplamı olarak tanımlanabilir. Alkali diyet yeni bir kavram ya da trend değil. Zaten tüm hekimlerin bildiği vücudun normal çalışma süreçleriyle ilgili bilgilerin toplamı. Yeni olansa, vücudun istediği alkali seviyesini doğru besin seçimlerimizle yapabileceğimiz bilgisi. Ayrıca şunu özellikle vurgulamalıyım ki alkali diyet, diyet sözcüğünün çağrıştırdığı gibi bir kısıtlama değil. Aksine, vücuda alınan alkali oluşturan besinlerin miktarının asit oluşturanlardan daha fazla olmasını sağlayan bir “ekleme ve dengeleme” diyeti. Örneğin bir öğünde sadece et yiyen bir kişiyle, aynı öğünde et ve yanında et miktarının en az 3 katı sebze yiyen kişinin kalp-damar sağlığı aynı olamaz. Aynı şekilde sebze ekleyerek daha fazla yiyen kişide kilo problemleri (beklediğinizin aksine) daha az görünür. Çünkü sadece asitli gıdaları tüketerek asitlenen bir bünye daha kolay yağ depolar.

Neden asitli diyet içecekler de kilo yapıyor?

Aslında çoğu kişi fazla yemekten değil, öğünlerindeki özellikle de sadece akşam yemeğindeki yanlış seçimler yüzünden kilo alıyor. Çünkü mesele kalori veya protein hesapları değil; mesele modern yaşamdaki beslenme şeklimizde asitlendiren besinlerin alkali besinlere göre fazla tüketilmesidir. Ve tabii öte yandan asıl mesele kilo da değil; kilo maskesi altında yanlış besinlerin vücutta yarattığı asitlemenin tüm sağlığımızı olumsuz etkilemesi. Kabul etmek zorundayız: Ne yiyorsak oyuz!

Alkali diyeti takip edenler sağlık durumlarında ne gibi değişiklikler fark edecek?

Alkali beslenen kişiler, vücuttaki atılacak asit miktarını anında azaltacakları için idrarlarının rengi açılacak ve kokusu hafifleyecek. Alkali beslenen kişinin deodorant kullanması gerekmeyecek çünkü ter kokusu azalacak. Yüksek protein diyetleri yapanlarda olan ağız kokusu olmayacaktır. Dışkılama daha düzenli ve sorunsuz olacak, gaz ve hazımsızlık problemleri azalacaktır. Mide yanması, reflü şikâyetleri azalacak, kilo kayıpları bel bölgesinden olacaktır. Alkali beslenen bireyler daha dinlemiş uyanacaklar ve daha enerjik olacaklardır. Uzun vadedeyse: kan testlerinde olumlu değişiklikler görülecek, kolesterol, şeker, insülin değerleri düşecek, tiroit fonksiyonları daha düzgün çalışmaya başlayacak, azalan damar plakları ve azalan karaciğer yağlanması, yavaşlayan kemik erimesi gibi olumlu sağlık durumları yaşama ihtimalleri fazlalaşacaktır. Kısaca alkali beslenme kilodan kansere kadar her türlü sağlık sorunun azalmasına yardımcıdır.

AKŞAM YEMEKLERİNDE BU KURALLARA DİKKAT!

• Daima aldığınız protein miktarının dört katı kadar çiğ sebze tüketmeye çalışın.

• Çiğ sebze yeterince tüketemiyorsanız sebze suyu için.

• Kırmızı et yediğinizde sebze desteği normalden daha fazla olsun.

• Akşam yemeği lokmalarınızı en az 15 kez çiğnenerek yutun.

• Yemekle beraber alkol, ayran, meyve suyu ve benzeri içecekleri içmeyin.

• Yemekten iki saat sonra bir bardak suya bir yemek kaşığı limon veya doğal elma sirkesi ekleyip için.

• Televizyon karşısında atıştırmalık olarak bolca limonlu salatalık yiyebilirsiniz.

• Mideniz kazınırsa yatmadan hemen önce bile olsa, bir katı yumurta yemeniz mümkün.

• Yatmadan önce bir bardak karbonatlı su içmeyi unutmayın. (1 litreye yarım çay kaşığı karbonat ekleyerek hazırlayabilirsiniz.)

• Karbonatlı sudan tüm güne yayılmış olarak en az 1,5 litre tüketmelisiniz.