Uzun COVID’e bağlı bilinç bulanıklığının biyolojik nedeni keşfedildi.
Dijital bağımlılık halk sağlığı sorununa dönüşüyor !
Dijital bağımlılığa dikkat! Günde dört saatin üstü tehlikeli Dijital 2025 Türkiye Raporu’na göre aktif internet kullanıcısı 77,3 milyon, sosyal medya kullanıcısı ise 60 milyona yaklaştı. Prof. Dr. Oğuz Kılınç, ekran başında dört saatten fazla vakit geçirmenin ruhsal ve fiziksel sağlık için tehlikeli olduğunu, düzenli molalar ve uyku öncesi ekranlardan uzak durmanın önemini vurguladı. Ekran bağımlılığının sadece ruhsal değil, fiziksel bir tehdit de olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kılınç, “Uykunun kalitesi düştüğünde, kalp ve damar sağlığı da olumsuz etkileniyor. Hareketsizlik; obeziteye, damar sertliğine ve hatta ölümcül akciğer pıhtılarına yol açabiliyor” dedi. Kaynak: Türkiye Gazetesi
Vejetaryenlerde kanser riskinin yüzde 45 kadar azalabildiği keşfedildi.
Meyve ve sebze açısından zengin beslenmenin uyku düzeninden kalp sağlığına, beyin ve bağırsak işlevlerinden bağışıklık sistemine kadar birçok alanda fayda sağladığı uzun süredir biliniyor.
Yeni bir araştırma ise, vejetaryenlik ve veganlığın bazı kanser türlerine karşı da güçlü koruma sağlayabileceğini ortaya koydu.
ABD’deki Loma Linda Üniversitesi’nden epidemiyolog Gary Fraser liderliğindeki ekip, 2002–2007 yılları arasında ABD ve Kanada’da yaşayan 79 bin 468 kişinin sağlık verilerini inceledi.
Başlangıçta hiçbirinde kanser bulunmayan katılımcılar, 2015’e kadar takip edildi.
Sonuçlar çarpıcıydı. Vejetaryenlerin, mide kanserine yakalanma olasılığı yüzde 45 azalmıştı. Lenfoma riskinde ise yüzde 25 düşüş görüldü. Tüm kanser türleri bir arada değerlendirildiğinde, risk yüzde 12 daha düşüktü.
Araştırmacılar, en belirgin etkinin sindirim sistemiyle ilgili kanserlerde görülmesinin mantıklı olduğunu belirtiyor. Çünkü bu organlar, yiyeceklerle ve sindirim sırasında ortaya çıkan metabolitlerle doğrudan temas halinde.
İşlenmiş etler hem mide hem de bağırsak kanserinde bilinen bir risk faktörü. Buna karşılık, özellikle narenciye türleri, sebzeler ve ızgara/buğulama gibi daha sağlıklı pişirme yöntemleri koruyucu etki gösterebiliyor.
Çalışma, beslenmenin idrar yolları veya sinir sistemi kanserlerinde benzer bir koruma sağlamadığını da ortaya koydu. Akciğer, yumurtalık ve pankreas kanserlerinde de vejetaryenlerde riskin daha düşük olabileceğine dair işaretler olsa da bu bulgular istatistiksel açıdan yeterli düzeye ulaşmadı.
Fraser, çalışmanın büyük bir veri setine dayansa da tam olarak neden-sonuç ilişkisi kurmak için yeterli olmadığını vurguluyor. Zira hayvansal ürünlerden uzak duran kişilerin, daha fazla egzersiz yapmak gibi başka sağlıklı yaşam alışkanlıklarına da sahip olabileceğini hatırlatıyor.
Ayrıca uzmanlar, vejetaryen beslenmenin yanlış uygulandığında besin eksikliklerine yol açabileceği uyarısında da bulunuyor. En önemli çıkarımın, tamamen vegan olmak yerine, günlük beslenmede sebze ve meyve miktarını artırmak olduğu belirtiliyor.
Araştırma, American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayınlandı.
Kaynak:https://tr.euronews.com/saglik/2025/08/14/
ET VE SÜT ÜRÜNLERİNE KARŞI ALERJİ YAPAN HASTALIK:
ALPHA-GAL SENDROMU
Alpha-gal sendromu, adını “galaktoz-alfa-1,3-galaktoz” adlı bir şeker molekülünden alıyor. Bu molekül inek, domuz, tavşan ve geyik gibi memelilerin dokularında doğal olarak bulunuyor ancak insanlarda bulunmuyor.
Bu şekeri içeren bir kene salyası kana karıştığında, bağışıklık sistemi onu tehdit olarak algılıyor ve antikor üretmeye başlıyor. Daha sonra et veya süt ürünleri gibi alpha-gal içeren besinler alındığında, bağışıklık sistemi bu moleküle karşı yanlışlıkla alerjik tepki veriyor.
Uzmanlar bu hastalığı sıklıkla "kırmızı et alerjisi" olarak tanımlasa da, alpha-gal sendromu sadece etle sınırlı değil: süt, peynir, jelatin, bazı ilaçlar (örneğin heparin) ve hatta kişisel bakım ürünleri de alerjiye neden olabiliyor.
Alpha-gal sendromunda semptomlar, enfekte keneyle temastan 1 ila 3 ay sonra ilk kez görülebiliyor. Et veya süt tüketiminden 2 ila 6 saat sonra baş gösteren belirtiler şunları içerebilir:
Şiddetli kaşıntı ve cilt döküntüsü
Karın ağrısı, mide bulantısı, ishal
Ağız, yüz veya boğazda şişme
Anafilaktik şok (hayati tehlike arz edebilir)
Birçok doktor bu belirtileri tanımakta zorlanabiliyor. 2022’de yapılan bir çalışmaya göre, ABD’deki doktorların yüzde 42’si alpha-gal sendromunu daha önce hiç duymamıştı.
En bilinen taşıyıcı, ABD'nin güneydoğusunda yaygın olan lone star tick (yalnız yıldız kenesi). Ancak artık araştırmalar, Avrupa dahil 6 kıtada farklı kene türlerinin bu hastalığı bulaştırabileceğini gösteriyor.
Siyah bacaklı geyik kenesi (aynı zamanda Lyme hastalığını da taşır)
Kentsel parklarda ve bahçelerde bile görülebilir
Kene ısırığı sırasında, salyasında bulunan alpha-gal molekülleri kana karışır
Kene popülasyonları artıyor
İnsanlar doğa yürüyüşü ve kamp gibi aktivitelerle daha çok risk altına giriyor
İklim değişikliği ve artan geyik sayısı, kenelerin yayılım alanını genişletiyor
Şu anda alpha-gal sendromunun kesin bir tedavisi yok. Ancak:
Et, süt ve jelatin içeren tüm hayvansal ürünlerden uzak durmak gerekiyor
Yeni kene ısırıklarından kesinlikle korunmak şart
Şiddetli vakalarda EpiPen taşıması öneriliyor
Besin etiketlerini dikkatle okumak ve “alpha-gal içerebilir” uyarılarına dikkat etmek önemli
Bazı hastalarda, tetikleyici ürünlerden yıllarca uzak kalındığında alerji zamanla azalabiliyor.
Hangi bireylerin alerji geliştirdiği hâlâ tam olarak bilinmiyor
Kenenin salyasındaki bileşenler mi, yoksa ısırma yöntemi mi tetikliyor?
Neden bazı kişiler semptomsuzken diğerleri hayati reaksiyonlar yaşıyor?
Araştırmalar devam ediyor. Bilim insanları önümüzdeki 10 yıl içinde, alpha-gal sendromunun önlenmesi, teşhisi ve tedavisi konusunda önemli gelişmeler olacağını düşünüyor.
Uzun kollu giysiler ve pantolon giyin
Doğada yürürken vücudunuzu sık sık kontrol edin
DEET içeren kene kovucular kullanın
Evcil hayvanlarınızı da keneye karşı düzenli kontrol edin
Et veya süt tükettikten sonra gecikmeli alerjik tepkiler yaşıyorsanız, bir uzmana danışarak alpha-gal sendromu testi yaptırmanız öneriliyor.
Kaynak:www.trthaber.com/haber/saglik
İKİ DİL BİLEN İNSANLARDA ALZHEİMER DAHA GEÇ BAŞLIYOR!
ASİTLİ GIDALAR KABIZLIK, SAÇ DÖKÜLMESİ,KAS YORGUNLUĞUNA NEDEN OLABİLİYOR!
- Öncelikle nescafe, türk kahvesi ve diğer kahve türlerini sıklıkla tüketiyorsanız, bunu azaltmanız; mümkünse yerine bitki çayları kullanmanız gerekiyor.
- Light içeceklerin (kola, gazoz vb.) tüketimini azaltmanız, su ile içecek ihtiyacınızı gidermeniz öneriliyor. Light içeceklerin fazlası diyette uzun süreli duraklamalara da sebep olabilir.
- Günde 2 defa (sabah uyandığınız zaman ve akşam yatmadan önce) 1 bardak ılık suyun içine, 1 çay kaşığı sodyum bikarbonatı eritin ve için. (Eczanelerden İngiliz sodası ya da içme sodası olarak da temin edebilirsiniz)
- Sebze+protein günlerinde, alkali olarak değeri iyi olan sebzeleri tüketmeye çalışın. (kabak, taze fasulye, marul, soğan, sarımsak, ıspanak, brokoli, maydanoz gibi.)
- pH değeri %8 ve üstünde olan suları tüketin.
KAN TESTİ İLE İNTİHAR ETME RİSKİNİ ÖLÇEN YÖNTEM GELİŞTİRİLDİ
ANESTEZİ HAFIZAYI GERİLETİYOR MU?
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre 1 yaşından önce genel anestezi yapılması,
bebeklerin hafızasını olumsuz yönde etkileyebiliyor.
1 yaşından önce genel anestezi, bebeklerin hafızasını olumsuz yönde etkiliyor.
DÜNYANIN EN TEHLİKELİ YİYECEKLERİ
Sosisli sandviçlerin servis edildikleri kağıtların üzerine “Boğazınıza takılabilir” ifadesinin yazılması isteniyor. Yemek sırasında nefessiz kalıp ölenlerin yüzde 17’si bunu sosisli sandviç yerken yaşıyor.
Lüks restoranlarda incecik dilimler halinde servis edilen fugu balığı oldukça riskli bir gıda. Bu şişman balığın bağırsak, yumurtalık ve ciğeri tetrodoksin isimli, siyanürden 1200 kat daha kuvvetli bir zehir içeriyor. Guinness Rekorlar Kitabı’nda dünyanın en zehirli balığı olarak yer alan fugunun vatanı Japonya. Kirpi ya da balon balığı olarak da bilinen fugudaki zehrin bir toplu iğne başı kadar miktarı bile ölümcül sayılıyor. Bir balıktaysa 30 kişiyi öldürmeye yetecek kadar zehir var. Bu nedenle de şefler fuguyu doğru dilimleyebilmek için iki yıllık özel bir eğitimden geçiyor.
Jamaika’da yetişen ackee meyvesi yeterince olgunlaşmadan yenildiğinde kan şekerini hızla düşürerek komaya varan tehlikelere neden olabiliyor. Ackee’nin güvenli olgunluğa ulaşması için kabuklarının kızarıp kendiliğinden çatlamasını beklemek gerekli. Bu egzotik meyvenin tadına bakmak isteyenler için not: Ackee’nin yenilebilen tek kısmı ortadaki sarı minik taneleri.
Bira ve çikolatalı tatlılarla birlikte sık sık tükettiğimiz fıstık düşündüğünüz kadar masum değil. Amerikan Alerji Akademisi’nin açıklamalarına göre yiyecek alerjisi nedeniyle yaşanan ölümlerin birçoğunun nedeni fıstık. Üstelik fıstığın bu kötü ünü katlanarak büyüyor; ABD’de 1997-2002 tarihleri arasında yaşanan fıstık alerjisi ölümleri eskiye oranla iki kat artmış.
Sağlıklı beslenme uzmanlarının ısrarla tüketilmesi gerektiğini söyledikleri ıspanak, lahana, marul ve roka gibi yeşil yapraklı sebzeler de riskli gıdalar arasında yer alıyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA’in araştırmalarına göre geçtiğimiz yıl ABD’de yeşil yapraklı sebzelere bağlı 363 zehirlenme olayı yaşanmış.
Bunlardan
240’ı restoranlarda tüketilen sebzelerden. Merkez, zehirlenmelerin iki nedeni olabileceğini belirterek insanları “yeşil”lere karşı uyarıyor. Nedenlerden biri mutfak çalışanlarının ellerini yıkamaması. Öteki ise sebzeye ekim ve büyüme aşamalarında hayvan gübresi ya da mikroplu su ile salmonella virüsü bulaşması.
Türkiye’de Van Gölü çevresinde yetişen, uçkun ve yayla muzu isimleriyle bilinen bu sebzenin kırmızı, etli sapları en çok tatlı yapımında kullanılıyor. Hatta bu yüzden ona “tart bitkisi” de deniyor. Ancak yaprakları yenilirse zehirlenme yaşanabiliyor.
Dünyanın en çok tüketilen balığı unvanını elinde tutan ton da (orkinos) sütten çıkmış ak kaşık değil. 2004’te Amerika’da hazırlanan bir çalışmada hamilelerin ve küçük çocukların fazla ton balığı yemelerinin tehlikeli olduğu açıklandı çünkü balıktaki cıva bebeklerin sinir sisteminin gelişmesine zarar verebiliyor.
Kahve, kalp atışlarını hızlandırması ve uyku kaçırması gibi zararların yanı sıra tehlikeler içeren bir gıda. Başınıza gelebileceklerden biri de yanık bacak sendromu! McDonald’s’ın kahve bardaklarında “Dikkat sıcaktır” yazmasının nedeni de bu. Her şey 1992’de New Mexico’lu 79 yaşındaki Stella Liebeck’in McDonald’s’dan kahve alıp üzerine dökmesiyle başladı. Bacaklarında yanıklar oluşan Liebeck, firmaya tazminat davası açtı ve yaklaşık 2,86 milyon dolar kazandı.
Bu listede mantarın bulunmasına şaşırmamışsınızdır herhalde. Halüsinasyona sebep olan özelliklerinin yanı sıra mantarlar ölümcül de olabiliyor. Türkiye’de en çok rastlanan zehirli mantar türleri ise köygöçüren ve kızıl göbek. (Time.com’dan derlenmiştir)







.jpg)

.jpg)

.jpg)
.jpg)
.jpg)