sağlıklı yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlıklı yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

                                                               "Beni Görürsen Ağla " 





Avrupa'daki son kuraklıklar nedeniyle yeniden ortaya çıkan "Açlık Taşları", kıtlıkların habercisi olarak nehirlerin su seviyelerindeki olağanüstü düşüşleri gösteren tarihî işaretlerdir. Elbe Nehri'ndeki 1616 yılına ait bir Açlık Taşı’nda "Beni görürsen ağla" yazmaktadır; bu da nehrin bu kadar düşük seviyelere indiği bir durumda yaşanacak  kıtlığa  dair bir uyarıdır.

Açlık Taşları Nedir?

Tarihsel işaretler:

Açlık Taşları, su seviyelerinin insanlığın  başa çıkamayacağı kadar düştüğü zamanlarda nehir yataklarına yerleştirilen taşlardır.

Kıtlıkların  Habercisi:

Bu taşlar, gelecek kuraklık ve kıtlık tehlikesini işaret etmek için kullanılırdı.


Uyarı Yazıları

Taşların üzerine genellikle nehir seviyelerinin ne kadar düştüğünü ve bunun sonucunda yaşanacak zorlukları belirten yazılar kazınır.

Örnek: Elbe Nehri'ndeki Açlık Taşı

1616 yılına ait bir Elbe Nehri Açlık Taşı ,su seviyelerinin çok düşük olduğunu  gösteriyor.

Taşın üzerindeki "Beni görürsen ağla" yazısı, bu durumun ne kadar ciddi bir kıtlığa işaret ettiğini vurguluyor.

Alıntıdır

VÜCUDUNUZDAN MAGNEZYUMUN EKSİLDİĞİNİ GÖSTEREN BELİRTİLER

                                               

İnsan vücudunda en yaygın dördüncü, hücre içi alanda ise potasyumdan sonra en önemli ikinci mineraldir. 
Vücutta toplam 25 g kadar bulunan magnezyumun %60'ı kemiklerde, %39'u hücre içi alanda ve ancak kalan %1’i hücre dışı alanda bulunmaktadır. Vücut kendi başına bu minerali üretemediği için magnezyumun gıdalar yoluyla alınması gerekir. Magnezyum toprakta ve deniz suyunda bulunur. Vücudumuzda da sürekli doldurulması gereken bir magnezyum rezervi vardır. Yani bu mineralin sayısız fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için vücuda sürekli olarak verilmesi gerekir.


Eksikliğinin ilk işaretleri neler?* Yorgunluk, halsizlik* Kramplar* Baş ağrıları* Sıklaşan migren atakları* Gerginlik* Duygusal dengesizlikler* El ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanmalar* Uyku sorunları* Kabızlık


Magnezyum Nelerde Bulunur?
 Ceviz, badem, fındık, fıstık
Mercimek, kuru fasulye, bezelye, nohut
Tam tahıllar, buğday kepeği
 Ispanak, pazı
Nane, roka
 Pancar
 Hurma, incir
 Kişniş
Deniz suyu, 
kaynak suları,
 tuz gölleri ve
 tüm yeşil bitkiler 
 Ay ve kabak çekirdeği
muz,
 avakado, 
kakao,
 bitter çikolata, 
keten tohumu, 
 susam 
magnezyum içeren besinler arasındadır. 






HUZURSUZ BAĞIRSAK HASTALIĞINDA MUCİZE ÇÖZÜMLER

                                                        

Yeme alışkanlığınıza dikkat etmenin yanı sıra, stresi, anksiyeteyi ve bütün negatif hisleri kontrol altında tutmayı unutmayın, çünkü bunlar da kesinlikle bağırsaklarınızı etkiler. 
Huzursuz bağırsak sendromuna çok mu sık maruz kalıyorsunuz? Doktorlar henüz buna neyin sebep olduğunu tam olarak açıklayamıyorlar, ancak bu yaygın rahatsızlık tedavi edilebilir. Bu genellikle kadınları etkileyen, bazen stresle bağlantılı olan ve tekerrür edebilen bir hastalıktır. Bazen kabızlıktan ve hemen ardından ishalden muzdarip olduğumuz zamanlar vardır…
Ne tür bir tedavi uygundur peki?
Açıkçası her zaman tıbbi önerileri göz önünde bulundurmalıyız. Fakat birkaç doğal tedavi eklemek de işimize yarayacaktır. Bu yazımızda sizinle bu doğal tedaviyi paylaşacağız.
Huzursuz Bağırsak Sendromu için Doğal Tedavi Yöntemi:
Naneli Aloe Vera Suyu:
1. Hangi malzemelere ihtiyacım olacak? Öncelikle bir detayı açıklığa kavuşturmak istiyoruz. Kendi kendinize tedavi yönteminin tek başına yeteceğini düşünmemelisiniz, hiçbir zaman doktorunuzun size önerdiği şeyleri atlamamalısınız. Bunun yanı sıra, uzun süreli ilaç tedavisinin de uzun vadede sonuçları olacağını unutmayın. Karaciğer ve böbrek problemleri… Peki ya çözüm? Sadece gerekli ilaçları ve destek maddeleri, günlük doğal yöntemlerle destekleyerek kullanın. Bu doğal tedaviye başlamak için ihtiyacınız olanlar: 2 yemek kaşığı dolusu aloe vera jeli (40 gram) Nane yaprakları: 15 gram (nane yağınız varsa onu da kullanabilirsiniz).
2. Bu malzemeler huzursuz bağırsak sendromundan kurtulmama nasıl yardım ediyor? 
Aloe vera: Aloe verayı 10 gün aralıksız tüketmek, kalın bağırsaktaki enflamasyonu ve tahrişi rahatlatacaktır. Bağırsağa geldiğinde gaz haline dönüşmeyen maddelerden birisidir aloe vera. Anti-enflamatuvar ve iyileştirici özellikleri bağırsağa girdiğinde etkin bir hale gelecektir ve bağırsağı yumuşatacaktır. Ağrıya sebep olan kasılmaları durdurup, dışkının durumunu düzenleyerek kabızlığı da ishali de önler. Aloe vera sayesinde kalın bağırsak besinleri daha iyi absorbe edebilir. Aynı zamanda bizi hasta eden zararlı bakterileri de yok eder. Nane: Nanenin faydaları ve huzursuz bağırsak sendromuna iyi geldiği British Medical Journal (İngiliz Tıp Dergisi)‘nde yayınlanmıştır. Mentol bu rahatsızlık için yardımcı olur, örneğin bağırsak duvarlarını rahatlatarak kas rahatsızlığını giderir. Yani böylelikle, ağrıyı, krampları, kabızlığı ve ishali önlemiş oluruz. Sonuç ise çok açık! Nane huzursuz bağırsak sendromuna en iyi gelen terapilerden birisidir. Gördüğünüz gibi, aloe vera bağırsaktaki enflamasyonu önlerken, nane de rahatsızlık ve ağrıyı ortadan kaldıracak.
3. Bu içeriği aloe vera ve nane ile nasıl hazırlayacağım?  Birini sabah aç karnına diğerini akşam yemeğinden sonra olmak üzere günde 2 bardak tüketin. Hazırlaması çok da zor değil. Öncelikle, 2 bardak (250 ml) suyu ısıtın, kaynamaya başladığında 40 gram aloe vera jelini ekleyin. İyice karıştırın ve ardından nane yapraklarını ekleyin. Nane yaprağı yerine aynı zamanda nane yağı da kullanabilirsiniz. Fakat bu durumda nane yağını su kaynarken değil, ılıkken eklemelisiniz. Eğer nane yapraklarını kullanıyorsak, yaprakların demlenmesini sağlamalıyız. Bu malzemeler iyice karıştığında ve özünü suya saldığında, karışımı ocaktan alın ve soğumaya bırakın. Bu karışımı her zaman ılık, oda sıcaklığında için. 10 gün boyunca 1 bardak sabah aç karnına, 1 bardak da akşam yemeğinden sonra tüketin. Ayrıca bu yöntem her ay uygulamak için de idealdir. Böylelikle kalın bağırsağınızı temizlerken bütün sindirim sistemini de güçlendirmiş olacaksınız.
Huzursuz bağırsak sendromunu tedavi etmek için diğer öneriler:
Pancar: Günlük süt ürünlerinden, tam yağlı ve baharatlı ürünleri tüketmekten kaçının. Karbonatlı, gazlı içeceklerden ve kahveden uzak durun. Gün içerisinde sık fakat küçük porsiyonlar tüketin. Örneğin, günde 6 kez azar azar yemek daha faydalıdır. Lif ve sebze tüketiminizi arttırın. Salataları papaya ile hazırlamak da huzursuz bağırsak sendromuna iyi gelecektir. Kuru erik suyu ve elmalı yulaf da çok faydalı olacaktır. Keten tohumu tüketin. Öğleden sonra içilen papatya veya tarçın çayı daha iyi hissetmenizi sağlar. Pancar ve havuç suyu da yüksek besin değerinin yanı sıra kalın bağırsağa detoks yaparak korunmasını sağlar. Akşam yemeğinde içilebilir. Stresli durumlardan elinizden geldiğince kaçınmaya çalışın. Negatif duygular, anksiyete veya endişe huzursuz bağırsak sendromunu tetikleyebilir.
/www.yesilaile.com  dan alıntı

VÜCUDUMUZU TOKSİNLERDEN ARINDIRAN YENİ BİR BESLENME TARZI:JUİCİNG!


                                        




Nedir bu juicing olayi?  
Juice denince ilk olarak cogumuzun aklina sabahlari kahvaltida icilen portakal suyu gelmekle birlikte, bu olmayıp asıl  kastedilen icinde yesil yaprakli sebzelerin agirlikta oldugu  sebze sularıdır.

Nasil hazirlanir?
cok temelde 5 onemli parcasi vardir:
  • su icerigi agirlikli salatalik veya kereviz sapi gibi bitkilerle birlikte
  • icinde klorofil bulunan maydonoz, kisnis otu gibi ic temizlige yarayan baharatsi bitkiler
  • derin yesil icerigi bulunan brokoli, ispanak gibi bitkiler
  • zencefil gibi anti-enflematuar bitkiler,
  • alkali icerigi olan limon
  • ve biraz da meyva  (yesil elma, ananas, vb)
Bunlari kati meyva sikacaginda liflerinden arinmis sekilde saf su hallerini almaya juicing diyoruz.

Peki neden sadece suyunu aliyoruz?

Lifleri de faydali degilmi?

Suphesiz cok faydali lif almak da..

Ancak, burada onerilen juicing yaklasimi bitkilerin su hallerindeki olusumun sindirim sistemini hareketlendirmeden, enzimler yoluyla direkt olarak hucrelere tasinmasi yoluyla hucresel yenilenmeyi ve detoks islevini baslatmak.

Burada onemli olan sindirim sistemini bir nevi oruc yaklasimi ile dinlendirmek ve o dinlenme halinde aciga cikan enerjiyi hucresel yenilenmeye cevirmek.

Normal zamanlarda aldigimiz gidalarin sindirim surecini tetiklemesi nedeniyle vucudun surekli sekilde sindirim isleminde olmasi hali varken bu yaklasimda sindirim sistemi dinlenirken hucreler ve dokular bir nevi detoks islemiyle toksinlerden ariniyor ve vucudun icinde cesitli noktalarda biriken toksisiteden kurtulma saglaniyor.

Bu yaklasim aslinda ozellikle kilo ile basi dertte olan, asiri kilolara erismis kisilerin saglikli yasama geciste bir kopru tedavi seklinde ele alacagi bir baslangic adimini olusturuyor.

Juicing mi yoksa blending mi?

Pek cok kisi sebze suyu ile blender cihazlariya olusan smoothy isimli agdali sivilari karistirir.
Blender cihazlari gidalari posalari ile birlikte cok guclu bir hizda kesme islemine tabi tutarak, koyu kivamli agdali icecekler haline getirir. Besleyicilik anlaminda faydali olmakla birlikte juicing dedigimiz su halinden farki, sindirim sistemi icin normalde agzimizda olmasi gereken cigneme islemini yapmasidir.

Bu nedenle blending olayinda sindirim sistemi yine calisir ve juicing’e gore etkisi farklidir. Normal zamanda gayet faydali olabilecek blending juice orucuna girmek isteyenlerin isine yaramayacaktir, cunku oruc esnasinda esas olan sindirim sistemini dinlendirerek aciga cikan enerjiyi juice ile birlestirip hucresel yenilenme saglamaktir.
Bu nedenle juicing olayinda esas olan kati meyva sikacagidir. Bu cihazlar bitkinin sadece suyunu alarak posasini ayirirlar.

Juicing Nasil uygulanmali?

Herseyden once, olaya doktor kontrolu ile durum tespiti yapilmasi onerilir.
Vucud ve kan degerleri tespit edilerek arazlarin nerelerde toplandigi ve doktorun onerileri alinmasi mutlaka onerilir.
Ancak, bu asamada onemli olan saptama sudur ki dunya doktorlarinin beslenme anlaminda cok da bilgili olmamasindan oturu, ilac tedavisi kapsaminda ele alinan bati tibbi yaklasimi ne yazik ki bu konuya supheyle bakmaktadir. Yurdumuzda bu konuya ciddi anlamda bilgisi olan kurumlarin daha ziyade detoks kapsaminda yanasmasi isi farkli boyutlara goturse de, sonucta ayni kapiya cikilmaktadir.

“Vucudu toksinlerden arıtarak, hücresel bazda beslenmeyi düşük asitli, alkali degeri yüksek bir şok tedavi ile tetiklemek”
Bu tetikleme beraberinde yan fayda olarak kilo kaybini da getirdigi icin diyet gibi algilansa da aslinda bunun cok daha otesinde bir gecis ya da donusumdur esas olan. Yani, juicing’i bir sure icin yaparak kilo kaybeden ama sonra eski beslenmesine donen kisiler isin esas puf noktasini kacirdiklari icin tekrar eski hallerine varmasi uzun surmeyecektir.
Juicing olayinda esas olan saglikli yasama donusumdur. Ancak bu donusumu kafada ciddi olarak isteyen kisiler uzun vadede gercek basariya gecmektedir. Insanoglunun en buyuk faydaya en kisa yoldan ulasmasi istegine yonelik kurulan diyet olayi ne yazik ki bugun tum insanligi acimasizca somuren dev bir endustri haline donusmustur. Burada temel farki anlamak cok esastir.

Diyet aslinda voleybol topunu suyun altinda tutmak gibidir. Eliniz surekli o topu tuttugu surece olay surer. Ancak, yeme isteginin dayanilmaz cazibesi, aşermeler, yasaklar kafada buyudugu noktada gun gelip o cagrilara donulmesi kacinilmaz olacagindan diyet olayindan medet umanlarin yoyo seklince bir inen cok cikan kilo sorunlari bir sarmal halinde devam edecektir.

Ote yandan, gunumuz metropol yasantilarindaki uygunluk adina hizmet veren supermarket kulturunun geregi alinan islenmis gidalarin verimsiz beslenme icerikli gidalari, sentetik kimyasallarla bir araya geldiginde, ve bir de buna eklenen hayvansal protein agirlikli beslenmenin getirdigi asiditeyi de ekleyince sonuc kacinilmaz olarak sagliksiz beslenmenin girdabina donusuyor.   Sehir hayatinin stresli ve kirli kosullari da cabası

Tum bunlar bir araya geldiginde, biraz bilgilenme ve zahmeti de eklersek, juice olayi insanlara inanilmaz buyuk faydayi getirmede buyuk mujdeleri vadetmektedir. Juice olayinda esas olanin donusum ruhu oldugunu unutmadan tabii ki. Bu baglamda belli bir sure ile vucudun toksinlerden arimasi ve bununla gelen arinma beraberinde bir cok faydayi saglayacaktir. Kimi oneriler saf oruc yaklasimi ile bunu onerirken, kimisi de 3 hafta gibi bir sure icinde gunde sadece bir ogun (tercihen oglen, cunku metabolizmanin en hareketli oldugu zaman) kati diger ogunlerde icinde detoks nitelikli takviyelerle bezeli sivi karisimlari onerir.   Bir diger yaklasim da bunlari karisimi olan, yani kismen juice orucu, kismen de gunde biro gun yiyerek yapilan.   Kendinize en uyan yaklasimi secmek size kalmis. Ama, en azindan 3-5 gunluk oruc yaklasimi ile baslayip, arada tek kati ogunlu modelle devam edip, oruc suresini gitgide uzatmak da denenebilir.   Unutulmamasi gereken sagligimizin can damari sindirim sistemimize nasil davrandigimizla ilgilidir. Sindirim sistemimize uygun kombinasyonlu besinlerin, dusuk asitli, hatta alkali agirlikli besinlerle yaklasim, oruc metodu ile birlikte ele alindiginda tum sistem saglikli isleve donusmesi kacinilmaz olacaktir.

JUICE OLAYININ CILDE FAYDASI
Ozellikle bayanlarin kozmetik alanine olan ilgisi goz onune alindiginda, juicing konuya muhtesem faydalari getirmektedir. Disardan iceriginde pek cok petrokimyasal maddeleri barindiran, ve de pahali etiketli kremler yerine iceriden dogal beslenme yoluyla alinan sebze sulari ile saglanan hucresel yenilenme cilde parlaklik ve tazelik olarak muhtesem bir etki sagladigi deneyenler uzerinde gorulmustur. Bunun temel sebebi bitkilerin, ozellikle de yesil yaprakli olanlarinin icinde varolan mikrobesleyenlerin dokulara ve cilde olan faydasidir. Sebze suyu olayina girenlerin kisa vadede elde ettigi faydalar pek cok kisinin dogal olmayan dis cozumler yerine dogal beslenme yoluyla inanilmaz cilt guzelligine ulasmasi gayet de mumkundur.

KONU KILO YADA KALORI DEGIL SAGLIKLI YASAMA DONUSUMDUR

Juice olayi tek basina care olamaz, ama careye giden yolda cok ciddi bir katmandir, tetikleyicidir.

Juice olayi ile saglanan alkali yaklasim sayesinde vucud toksinlerden arinarak cok daha saglikli degerlere ulasir.

Geri kalan zamanda saglikli beslenme, nefes ve olumlu dusunerek, hayatin bize yasattigi olumsuzluklari icimizde huzur noktasinda ele almamiz isin butunselligini ortaya koyar.
Olaya diyetisyenlere giderek kalori sayma ile yaklasan, protein odakli bol asit yuklu beslenme ile sadece kisa vadede kilo vermeyi secenler ne yazik ki uzun vadede psikolojileri de olumsuz etkileyen sarmala donusmesi kacinilmazdir.

Onemli olan kalori degil, alinan gidalarin besleyici degerini ve vucuda verdigi asidik yuku azaltarak hucresel bazda besleyiciligi arttirmak ve butunsel anlamda saglikli yasama donusmektir.

BALMOZON PROFESYONEL CİLT BAKIM SERUMU

BALMOZON PROFESYONEL CİLT BAKIM SERUMU

Selamlar bu gün size çok özel bir ürünü anlatacağım.Bu ürünle ilgili firmanın anlattıklarını 
daha önce ŞURADA yayımlamıştım.Şimdi benim ürünle ilgili düşündüklerime geldi sıra.
Ürünümüz 30ve 50 ml olarak iki farklı boyda piyasaya sürülmüş.Ben çoktan 30 ml ini bitirdim.
50 ml le yoluma devam ediyorum.Şık kaliteli asansörlü bir şişesi var.
Normalde bazı asansörlü ambalajlarda sıkıntı çekilirken bu ürünü sıkıp kullanma 
konusunda hiç sıkıntı yaşamadım.
Evet ürünümüz ozonlanmış zeytinyağı aslında ne dediğinizi duyar gibiyim ozonlu yağ iğrenç 
bir kokuya ve tada sahip.İlk kullandığımda bir daha kullanamam gibi gelmişti
 ama inanırmısınız şimdi alıştım bana kokusu ya da tadı yokmuş gibi geliyor
.Ozonlanmış yağ bildiğimiz zeytinyağının içinden ozon kabarcıklarının geçirilmesi ile oluşturuluyor.Kimyasal maddeler,paraben,sentetik petrol ürünleri,alkol,esans,vazelin ve 
parafin içermiyor.İçeriğe meraklı arkadaşlara duyurulur.
Binlerce kullanım alanı var.Bunların hepsi ilk yayınlandığım basın bülteninde mevcut.
Örnek vermek gerekirse kırışıklıklarda,aknede,lekelerde,pişiklerde,yaralarda,
ağız içi yaralarda,böcek sokmalarında,diş etlerinde,diş beyazlatmada,
selülite,saç dökülmelerinde,
gripte ve daha bir çok yerde.Ben size kendi kullandığım yerleri anlatacağım.
Ben ilk olarak yoğun olduğum bir dönemde diş etlerimde çıkan yaralarda kullandım ve 
yıllardır süregelen bir sorunum var.
Ön dişimde doku kaybı var ve zaman zaman bu doku kaybı olan yerde sigara,
kahveden dolayı koyu kahve bir leke beliriyor.Bende dişçiye gidip temizletiyordum.
Dişçi bile temizlemek için bayağı uğraşıyordu.Evet bu ürünle dişlerimi fırçalamaya 
başladım
 fırçama sadece bir damla damlatıp diş etime de sürerek fırçaladım ve mucize gibi yaralarım
 üç gün sonra geçti ve lekede yaklaşık on gün sonra tamamen yok oldu.İç taraftaki lekeleri önemsemiyordum onlarda yok oldu.Dişlerim zaten fildişi rengi o yüzden
 beyazlatma konusunda bir şey diyemeyeceğim ama gerçekten parladıklarını görüyorum.
Diğer kullanım olarak ayaklarımın altında kullandım.Topuk çatlaklarım geçti ve 
nasırım çok yumuşadı hatta kaybolmak üzere.Vücuduma nemlendirici olarak sürdüm.
İnanın bir sürü nemlendiriciden daha güzel bir etki verdi.Yüzüme sürdüm kadife gibi oldu.
Kafa derime zaman zaman uyguluyorum bakım yağı olarak,kırışıklıklarıma sürüyorum 
tabii etkileri hemen anlaşılmıyor bu konularda uzun süre denemek lazım.
Ama bir ara gerçekten sadece elimde bu ürün olsun yeter diye düşündüğüm oldu.
Midem ağrıdığında suya damlatıp içtim ağız kokularını bile önlediğini far kettim.
Ter kokularını bile önlüyor.Kokusuna bir iki kez tahammül ettiğinizde inanın çok seveceksiniz.
Eşim ve kızımda dişlerinde kullanmaya başladı.İlk keresinde kızım az daha kusacaktı 
sonra alıştı.
Ürünler bana firma tarafından yollandı.50 ml in fiyatı 75 liraymış biraz pahalı geldi bana.
Ama inanın denemeye değer bence.Firmayı merak edip incelemek isterseniz sizi 
ŞURADAN alayım.Bu ürün bana hediye geldi diye abarttığımı düşünmeyin yazdıklarımı bizzat deneyimledim.Sevgiler...
OLUMLU ÖZELLİKLERİ:Dişleri beyazlatması,diş etlerini iyileştirmesi,topuk çatlaklarına,
nasırlara iyi gelmesi,cildi nemlendirmesi,tamir etmesi,mikropları öldürmesi,yaraları 
iyileştirmesi..ve bir sürü özelliği olması,zararlı maddeler içermemesi,ambalajının 
pratik olması
OLUMSUZ ÖZELLİKLERİ:Berbat bir kokusu ve tadı olması,fiyatı biraz pahalı


www.balmozon.com

YETERİNCE UYUYAMAMA OBEZİTE VE DİYABETİ TETİKLİYOR

                                                                                    


Hafta içinde uykusuz kalıp hafta sonlarında açığı kapatmak için daha uzun süre uyuyanların, obezite ve Tip 2 diyabet tehlikesiyle karşılaşabilecekleri bildirildi.

522 insanın uyku alışkanlıklarının incelendiği araştırmada, hafta içinde yeterince uyuyamayanların bu sorunları yaşama olasılığının daha yüksek olduğu gözlendi.

BBC Sağlık Editörü James Gallagher’ın haberine göre Endokrin Derneği'nin yıllık toplantısında gündeme getirilen bulgular, uyku süresinin artırılmasının hastalara yarar sağlayabileceğini gösteriyor.

Daha önce yapılan kimi çalışmalar, vardiya usulü çalışmanın sağlıklı insanları diyabet hastası olmaya yaklaştırabileceğini ortaya koymuştu.

ÇALIŞMA HAYATI VE SOSYAL BASKILAR ETKİLİYOR

Vücut saatinin bozulmasının, bedendeki hormonların doğal ritmini bozduğuna ve bunun bir dizi sağlık sorununa yol açtığına inanılıyor.

Ancak çalışma hayatı ve sosyal faaliyetlerin getirdiği baskılar, pek çok kişiyi hafta içinde uykusuz bırakıp, hafta sonunda daha fazla uyumaya yönlendiriyor.

Sağlık uzmanları da işte bunun vücuttaki etkilerini araştırıyor.

UYKUDAN ALACAKLIYSANIZ…

Bristol Üniversitesi ile Katar'daki Weill Cornell Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar "uyku alacağı" kavramını inceledi.

Weill Cornell Tıp Fakültesi'nden Prof. Shahrad Taheri, "Günde 30 dakikalık bir uyku alacağının bile, obezite ve insülin direnci üzerinde büyük etkileri olduğunu gördük. Modern toplumda uyku kaybı, çok yaygın görülmekte. Ama bunun metabolik etkilerini ancak son 10 yılda fark ettik" dedi.

Prof. Taheri, hafta içinde yeterince uyuyabilmenin kilo ve metabolizma üzerinde olumlu etkileri olduğunu gördüklerini kaydederek, kilo verme ve diyabetle mücadele programlarına uykunun da dahil edilmesinin başarı şansını artırabileceğini bildirdi.

Diyabet, görme duyusunun yitirilmesine yol açabiliyor; sinirleri ve kan damarlarını tahrip ettiği gibi, kalp krizi ve beyin kanaması tehlikesini artırıyor.

BEL BÖLGESİNİ ZAYIFLATMAK İÇİN NE YAPILMALI?

                                                     

Gergin sıkı şekilli bir karın ve ince bel için doğru beslenmek ve egzersiz yapmak zorundasınız. Beliniz saran yağ kütlesinden kurtulmayı istiyorsanız, yediklerinizi kontrol dikkat etmek gerekiyor fakat egzersiz şart. Çünkü bölgedeki yağdan kurtulsanız bile, egzersiz olmadan sıkı ve düz görünüme kavuşmak zor görünüyor. Bel bölgesinde kilosu olmayan kişilerdensiniz ama daha güzel görünmesini istiyorsunuz. Çözüm Egzersiz. Peki, ne yapalım; İşte 3 egzersiz tekniği. Bu egzersizler beliniz incelecek, omurganız esneyecek ve sırtınız güçlenecek. Böylece zarif görünüp, forma da olacaksınız.

Egzersizden randıman alınması için haftada 3-4 kez yapmanız gereklidir. Egzersiz sırasında sırt kasları, bacak kasları ve sırtınızı sıkın.
• sol yanınıza yere yatın. Sağ ayağı sol ayağın üzerine atın, sağ eli başın arkasına koyun. Elinizi ileriye bakacak şekil dirseğinize dayayın. Dirseğinizle omzunuzun aynı hizada olmalı. Yere değen koldan destek alarak bacaklarınızı ve kalçanızı yerden kaldırın.
•Yavaş yavaş eğilin yere değmeyin. 10 defa yaptıktan sonra diğer bacakla tekrarlayın.
•Egzersiz sırasında öne eğilmeyin, kambur durmayın.
•Yere oturun. Dizleri kendinize çekin ayaklarınızı kaldırmayın. Şimdi 1,5kg bir dambılı tutun kollarınızı iler uzatın.
Kollarınızı düz tutun sol bacağı kaldırırken, kaslarınızı sıkıp gövdenizi sola dönerek dambılı indirip yere yakın tutunuz. Başlangıç haline dönüp sağ yana dönüp devam edin. Sağ-sol yaparak 10 kere yapın. Yere oturarak bacakları sol yana doğru kırın fakat kendinizi kasmadan oturun. Sağ ayağı da sol dize değsin. Sol baldırı sol elle tuttuktan sonra, kolunuzu yukarıya uzatın. Kendinizi zorlamayın sol yana doğru esneyin sağ ele bakın. Diğer tarafınıza tekrarlayın.
Belinizi inceltmek için yapmanız gerekenler aşağıda verildi;
Sırtınız için.
Yüz üstü düz şekilde yere uzanınız. Ellerinizi çenenizin altına serbestçe Young Woman Measuring Waist
yerleştirin. Sırt kaslarını hareket edecek durumda 30 -35 derece geriye kalkın. Kendinizi taşıyamayacak kadar ağırlaşınca şekilde bekleyin. Bu karın ve karın kaslarınızı güçlendirir, ağrılarınızı azaltır, incinmelerden sonra önerilir. Bu hareketi mutlaka yapın.
Ayakta bedeni sağa sola çevirmek, ses çıkmasını sağlamak, zıplamak, esnemek hatalıdır. Bu hareket göğüs kafesinin incinmesine, omur üzerinde baskı oluşmasına ve yeni sırt ağrısına neden olabilir.
Masada.
En yararlı egzersiz, bacak egzersizi. Bunu yere uzanmaya gerek kalmadan yapabilirsiniz. Kolsuz sandalyeye dik oturun. Nefesi verirken dizi çenenize kaldırmaya çalışın. Sırtınızı bu sırada sandalyeye yaslayabilirsiniz. Yorulduğunuzu hissettiğinizde bacağı yavaşça indirin.
En kötü harekette, Biçimsiz şekilde vücut zorlayarak uzanmak ve bir şeyleri almaya çalışmak.

DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ANNE BABAYA TAVSİYELER

                                                

Çocuğunuzda DEHB varsa, anne baba olarak belirtilerin azalması için bazı adımlar atabilirsiniz. Günlük meseleleri çözmesinde çocuğunuza yardımcı olabilir, fazla enerjisini boşaltması için düzenlemeler yapabilir, onu uğraş ve aktivitelere yönlendirebilirsiniz. Unutmayın; sorunları ne kadar erken yaşta fark edip önlem alırsak, çocuğunuz DEHB'ye bağlı olarak uzun vadede o kadar az sorun yaşayacaktır.
Anne babaların DEHB'li bir çocukla uğraşırken dikkat etmesi gerekenleri özetle şöyle sıralayabiliriz:
  • Çocuğunuza yardım ederken ve edebilmek için kendi sağlığınıza dikkat edin.
  • İyi yapılandırmış bir ortam hazırlayın.
  • Beklentileri ve kuralları net olarak belirleyin.
  • Çocuğunuzun yeterince hareket etmesini ve uyumasını sağlayın.
  • Doğru beslenmesine yardımcı olun.
  • Çocuğunuzun arkadaş ilişkilerine yardımcı olun.
Özellikle çalışan anne babalar için hiperaktif bir çocukla uğraşmak fiziksel ve ruhsal olarak tüketici olabilir. Her an çocuğunuzun başına bir iş açmış olabileceğini düşünmek, sürekli gergin olmanıza yol açabilir. Çocuğunuza karşı olması gerekenden daha sert tepki vermemek için kendi ruh halinizin huzurlu ve rahat olmasına dikkat etmelisiniz. Siz kendi sağlığınıza dikkat ederek ve sakin tepkiler vererek çocuğunuzun da sakinleşmesine yardımcı olacaksınız.
Hem çocuğunuza iyi örnek olmak için hem de bu sorunla baş edebilecek enerjinizi kaybetmemek için sağlıklı yaşayın.
Doğru beslenin, egzersiz yapın, stresi azaltacak yollar bulun. DEHB'li bir çocuk yetiştirirken en önemli konulardan birisi de gerektiğinde sizin de yardım almanızdır. Bütün işleri kendi başınıza yapmak zorunda değilsiniz. Eğer bulunduğunuz yerde destek grupları varsa katılın, çocuğunuzun doktoruyla, öğretmeniyle iş birliği içinde olun, yorgun hissettiğinizde nefes almak için çocuk bakımı konusunda akrabalarınızdan ya da arkadaşlarınızdan destek alın ve destek aldığınız için suçluluk hissetmeyin. Çocuğunuza destek olabilmeniz için sizin de sağlıklı ve güçlü olmanız gerektiğini unutmayın.

saglikveyasam.com dan alıntı

DİKKAT! GİZLİ ŞEKERİNİZ OLABİLİR

                                                                              


Diyabetin önlenemez yükselişi tüm dünyanın çözümüne odaklandığı konuların başında geliyor. Gelişmiş ve sanayileşmiş ülkelerde diyabet oranı yüksek görülse de hastalığın artış hızına bakıldığında gelişmekte ve sanayileşmekte olan ülkelerde bu oran çok daha yüksek. Bu hız Ortadoğu başta olmak üzere Güney Asya, Güney Amerika ve Afrika’da olağanüstü bir yükseliş gösteriyor. Türkiye’nin, diyabetin Avrupa’da en hızlı arttığı ülke oluşu da hastalık riskinin yüksekliğine işaret ediyor. Peki diyabet neden böylesi bir yükseliş içinde ve neden bir salgına dönüşmüş durumda?


Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. Temel Yılmaz, “Hastalığın ilerleyişine 21. yüzyılın yeni hayat modeli neden oluyor” diyor. Çok hızlı ilerleyen teknoloji insan yaşamına birçok kolaylık getirirken sağlık sistemimini altüst ediyor. İşyerinde bilgisayar başında saatler geçiriyor, evde televizyon önünden kalkmıyoruz. Yürümüyor en kısa mesafe için bile arabaya binmeyi tercih ediyoruz. Yemeklerimizi çok hızlı tüketiyor kendimizi fast-food çılgınlığının kucağına atıyoruz. Seçtiğimiz besinler hep hamurlu, yağlı ve şekerli olunca da hızlı kilo alıyoruz. Böylece 50’lerden 20’li yaşlara hatta çocukluk çağına kadar inmiş olan obezite ile beraber gelişen ensülin direnci sorunuyla karşılaşıyor ve diyabet hastası oluyoruz.

DİKKAT GİZLİ ŞEKERİNİZ OLABİLİR
Diyabet henüz klasik bulgularını, yani çok su içme, sık idrara çıkma, ağız kuruluğu, kilo alma gibi belirtilerini vermeden 15-20 yıl süresince semptomsuz ilerliyor ve bu dönem gizli şeker olarak isimlendiriliyor. Prof. Dr. Temel Yılmaz, “Gizli şeker aslında 20 yıl öncesinden kendisine özgü bazı belirtiler verse de bunlar çoğu zaman ihmal edilir ve atlanır” diyor. İlk ortaya çıkan bulgunun, “reaktif hipoglisemi” adı verilen şeker düşme atakları olduğu belirtiliyor.

İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARINDA BİTKİSEL DESTEK OLAN TARİFLER

                                                                                        
İdrar yolu enfeksiyonu böbrek ve  mesanedeki bakterilerin idrar içerisinde çoğalmasıyla ve idrar yolunun herhangi bir bölümünde oluşmasıyla meydana gelir.
İdrar yolu enfeksiyonu şikayetini sıklıkla yaşayanların önemli bir bölümünde esas neden şeker hastalığıdır. İdrarda bulunan fazla şeker miktarı, bakterilerin üremesi için uygun bir ortam oluşturmaktadır. Böylece idrara giren bakterilerin çoğalması ve kolonileşmesi ile idrar yolu enfeksiyonu oluşur. İdrar yolu enfeksiyonu olan kişilerin öncelikle bir doktora başvurmaları gerekir, bitkiler ancak destek ve tedaviyi tamamlayıcı etkiye sahiptir.
İdrar yolu enfeksiyonuna karşı uygulanabilecek bitkisel çözümler :
  • 1 çay kaşığı çörek otu 1 kaşık balla karıştırılarak yenilebilir.
  • 1 tatlı kaşığı karabaş otu, 1 tatlı kaşığı kekik, 1 tatlı kaşığı meyan kökü, 1 tatlı kaşığı papatya . Bütün bitkiler karıştırılır ve 1 litre su ile çay gibi demlenir. Gün içerisinde 3 kere 1’er bardak içilebilir.
  • Sabahları aç karnına 1 kaşık arı poleni yenilebilir.

ÇİN TIBBINA GÖRE İÇ ORGANLARDAKİ ZEHİRLİ MADDELER NASIL ATILIR?

                           


İç organlardaki zehirli maddeler nasıl atılır?

Çin tıbbına göre, insan vücudundaki beş iç organda zehirli maddeler birikir, bu zehirli maddelerin birikmesi, vücutta belirtiler bırakır. Şimdi zehirli maddelerin saklandığı yerleri bulalım ve bu zehirli maddeleri yok etme yöntemleri öğrenelim.
Eğer dalakta zehirli maddeler birikirse, yüzde benekler görülür. Yüzünde benekler olan bir kadının sindirim sistemi nisbeten zayıflar; beyazımtırak akıntısı fazla olur; yağ birikir.
Çin tıbbına göre, dalaktaki sindirim iyi olmadığı takdirde, zehirli maddeler zamanında dışarı boşaltılmaz. Bu nedenle kilo vermek isteyen bir kişi, öncelikle dalağının ve midesinin işlevini normalleştirmeli; dalağında zehirli maddeler bulunan kişide ağız kokusu olur, ağız ülseri görülür.
Şimdi dalaktaki zehirli maddeleri boşaltma yöntemlerine geçelim.
  1. Dalaktaki zehirli maddelerin boşaltılmasına ekşi yemekler iyi gelir. Ekşi yemekler, bağırsak ve midenin sindirim işlevini pekiştirir, yemeklerdeki zehirli maddelerin en kısa sürede boşaltılmasını sağlar; ayrıca ekşi yemekler dalağı güçlendirir.
  2. Dalaktaki zehirli maddelerin boşaltılması için Shangqiu adlı akpunktur noktasına basılabilir. Bu akpuntur noktası, iç topuk kemiğinin altındaki çukurun ortasında bulunur. Bir parmakla bu noktaya, azcık acı hissetecek şekilde basabilirsiniz. Bu basma bir defasında üç dakika sürerse, yeterli olur.
  3. Yemekten sonra yürüyüş yapmak. Spor, dalağa ve mideye yardımcı olur. Bu yöntem azimle uygulanmalı.
Yemek sonrası, zehirli maddelerin en kolay oluştuğu zaman dilimidir. Yemeklerin zamanında sindirilmemesi veya emilmemesi halinde zehirli maddeler birikir. Bu nedenle yemekten sonra yürüyüş tavsiye edilir. Ayrıca yemekten bir saat sonra bir meyve yenebilir.
Aftimuni dalağın en iyi ilacıdır, kaynatılarak içilir. Karabaş otu, kekik, sinameki, anason, kimyon, kuru incir dalağın en güzel ilaçlarındandır. Mercimek, patlıcan, sığır eti, kuyruk ve lahana yenmemelidir.
******
Karaciğer, insanın diğer önemli iç organlarından biridir. Karaciğerde zehirli maddeler birikirse, tırnak üzerine çıkıntılı çizgi veya tırnak çökmesi görülür. Çin tıbbına göre, kirişler karaciğere bağlıdır, tırnak ise kirişlerden bir bölümüdür. Bu nedenle karaciğerde zehirli maddeler biriktiği takdirde, tırnak üzerinde belirgin işaret olur.
Karaciğerde zehirli maddeler bulunursa, kadında mastit görülür; deprasyon başgösterir. Çünkü karaciğer insan vücudunda duyguları ayarlayan iç organdır. Eğer içindeki zehirli maddeler zamanında boşaltılmazsa, Qi dolaşımı engellenir, bu da depresyon duygusuna neden olur. Ayrıca yarım baş ağrısı ve aybaşı ağrıları gibi belirtiler görülür. Yüzün iki yanağı ve göbek, karaciğer ve safra kesesinin “etki alanı”dır. Eğer karaciğerde zehirli maddeler varsa, yüzde ve göbekte mutlaka belirti gözükür.
Karaciğerdeki zehirli maddelerin boşatılması için, yeşile çalan mavi renkli yemekler tüketilmeli. Örneğin portakal veya limon suyu, karaciğere iyi gelir; karaciğerle bağlantılı akpunktur noktasına basmak iyi gelir. Basılacak nokta, birinci ve ikinci ayak parmaklarının buluştuğu noktanın önündeki çukurun ortasında yer alır. Ağlama, zehirli maddelerin boşaltılmasına yardımcı olur. Kadınların erkeklerden daha uzun yaşamasının gözyaşlarına bağlı olduğu, hem Batı tıbbınca, hem de Çin tıbınca doğrulandı. Gözyaşları gerçekten insan vücuduna zararlı maddeler içerir. Bu nedenle istediğiniz zaman ağlayabilirsiniz.
Sülfür içeren besinler karaciğeri temizler, soğan, sarımsak, lahana, brokoli, brüksel lahanası sülfür içeren gıdalardır. Ayrıca enginar karaciğer dostu bir sebzedir.
Alkol, kimyasal ilaçlar, işlenmiş gıdalar, inek eti, aşırı proteinle beslenme karaciğeri yıpratan gıdalardır.
******
İnsan kalbinde zehirli maddeler birikirse, dil ülseri olur, alnında kabarcıklar oluşur, uykusuzluk ve kalp rahatsızlığı meydana gelir.
Çin tıbbına göre, kalple en yakın ilişkili organ dildir. Bu nedenle ülser dilde görülür. Alın, kalbin “nüfuz alanı”dır. Eğer kalpte “ateş” varsa, alın “yanar”, kabarcıklar ortaya çıkar.
Kalpteki zehirli maddelerin boşaltılması için, nilüfer tohumları gibi, acı yemekler tavsiye edilir; kalbi simgeleyen Shaofu adlı akpunktur noktasına basılır. Shaofu, insanın yumruğunu sıktığı zaman, avuçta yüzük parmağı ve küçük parmağının tırnaklarının değdiği yerdir. Bu noktaya güçlü bir şekilde basılır. Yeşil fasülye, zehirli maddelerin idrar yoluyla boşaltılmasına yardımcı olur.
Çin’de yaz mevsiminde hemen hemen her ailede yeşil fasülye suyu içilir. Siz de deneyebilirsiniz.
Kalp için omega 3 yağ asidi içeren somon, ton balığı, ceviz, keten tohumu gibi gıdalar faydalı olacaktır.
******
Akciğerde zehirli maddeler birikirse, insanın cildi pas renginde olur, kabızlık çekilir, duygusal durumunda hassasiyet meydana gelir.
Çin tıbbına göre, akciğer, tüm cildi yönetir. Cildin iyi olup olmaması, akciğerin sağlıklı olup olmamasına bağlıdır. Akciğerdeki zehirli maddelerin miktarı fazla olursa, bu zehirli maddeler akciğerin çalışmasıyla cilde yansır; ayrıca akciğer ve kalın bağırsak tek bir sistemdir. Yukarıda akciğerde zehirli maddeler varsa, aşağıdaki bağırsak içinde de anormal birikim olur, kabızlık çekilir; akciğerdeki zehirli maddeler de Qi ve kan dolaşımını engeller.
Turp, akciğere en iyi gelen yiyecektir. Çin tıbbına göre, kalın bağırsak ile akciğer arasında yakın ilişki vardır. Akciğerdeki zehirli maddelerin ne kadar boşaltılacağı, kalın bağırsağın iyi çalışıp çalışmamasına bağlıdır. Turp kalın bağırsağın dışkıyı boşaltmasına yardım eder. Turp çiğ de yenir.
Ayrıca akciğeri temsil eden akpunktur noktasına basmak da yararlıdır. Hegu adlı nokta, el sırtında, parmakların arasında bulunur.
Terlemek, akciğere iyi gelir; çünkü terle vücuttaki zehirli maddeler atılır; sıcak duş ve derin nefes da benzer sonuç verir.
Akdiğerdeki zehirli maddelerin boşatılması için en uygun zaman dilimi sabah 7:00 ile 9:00 arasıdır. Bu zaman içinde bol oksijen almayı sağlayan spor yapılırsa, çok iyi olur.
Meyan kökü, zencefil, okaliptus, brokoli, turp akciğerler için şifalı bitkiler olup sigara akciğer için en büyük zarardır.
******
Böbrek içinde zehirli maddelerin biriktiği zaman, aybaşı miktarı az, süresi kısa ve rengi koyu olur. Aybaşının oluşması ve kaybolması, böbrek işlevinin güçlü olup olmamasına bağlıdır; böbrekteki zehirli maddeler, hidronkusa neden olur, altçenede kabarcıklar oluşur, yorgunluk çekilir.
Böbreği simgeleyen akpunktur noktası Yongquan’dır. Bu nokta, insan vücudundaki en alçak akpunktur noktasıdır. Yongquan, ayak tabanının üçte birinin ilerisinde bulunur. Bu nokta hassas olduğu için fazla güçlü basılmamalıdır. Beş dakika yeterlidir.
Böbrekteki zehirli maddelerin boşaltılması için en iyi zaman dilimi sabah 5:00 ile 7:00 arasıdır. Bu nedenle sabah kalkınca bir bardak su içilmesi çok iyi olur.
Gün boyu yeterli su içilmesi, bedenin susuz bırakılmaması, aşırı tuz alınmaması, likopence zengin gıdalar domates, karpuz, böbrekleri temizleyip koruyacaktır.
kaynak:purneva